KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/7176 E., 2016/19582 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ....
Mah. ... ... mevkii 1010 ada 167 parsel sayılı taşınmazı 10.04.2013 tarihinde davalılar ... ve ...'ndan davalı bankadan kredi kullanarak 240.000,00TL bedelle satın aldığını ve tapuda adına tescil edildiğini, konutun sağlam olup olmadığının tespiti yönünden düzenlenen 24.06.2013 tarihli teknik raporda, binanın bu hali ile kullanılmasının sakıncalı olduğu ve yıkılmasının daha uygun olduğu kanaatinin bildirildiğini, dava konusu taşınmazın kullanılmaz halde olması nedeniyle taşınamadıklarını,
davalı ...'ın ise adam çalıştıran olarak sorumlu olup kendi çalışanları tarafından hazırlanan ekspertiz raporunda binanın sağlam olduğu ve değerinin 310.000,00TL olduğu belirtilerek yanıltıldığını, davalı ...'ın diğer davalılar ile beraber hareket ederek zarara uğrattıklarını ileri sürerek, 252.034,19TL nin 10.4.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalılar ... ve ...'na yönelik davanın kısmen kabulüne, davalı bankaya yönelik davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davalı banka ile tüketici konumunda bulunan davacı arasında konut kredisi kullanımına ilişkin sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmesi gerekirken genel mahkeme sıfatı ile görülüp sonuçlandırılması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/7176, K. 2016/19582, 26 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama