KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/7451 E., 2019/4655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2019
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
......
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar,....davalı ...'ın yetkilisi olduğu ........arafından yapıldığını ve davacıların taşınmazlarını bu şirketten satın aldıklarını..... 23.07.2013 tarihinde yangın çıktığını, davacıların dairelerinde ve ortak alanda hasar meydana geldiğini ileri sürerek, fazlaya dair istek hakkı saklı kalmak üzere ..... Yönetimi için 16.757,24 TL, .....için 1.784,00 TL, ..... için 9.324,00 TL, ... için 1.904,00 TL olmak üzere 29.769,24 TL maddi tazminat ile....... için 5.000,00 TL, ...... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL olmak üzere ....000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder denilmektedir.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut olayda; davacıların kat maliki ve kiracısı oldukları dairelerin davalı müteahhitten satın aldıkları ve taşınmazda bulunan ayıp nedeniyle yangın çıktığı iddiasında bulundukları nazara alındığında taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğu ve bu itibarla davaya bakmakla Tüketici Mahkemelerinin görevli bulunduğu anlaşılmaktadır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir.
O halde, mahkemece, müstakil Tüketici Mahkemesi var ise davaya bakmakla Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmesi, müstakil Tüketici Mahkemesi yok ise ara kararı ile uyuşmazlığa Tüketici Mahkemesi sıfatı ile bakılmasına karar verilmek suretiyle uyuşmazlığın çözülmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın Asliye Hukuk Mahkemesi olarak görülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/7451, K. 2019/4655, 8 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama