KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/7513 E., 2016/9102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi nedeniyle haksız kesinti yapıldığını, haksız kesilen 5.558,22 TL'nin tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3784,67 TL lik kısım yönünden itirazın iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, kullanılan kredi nedeniyle haksız kesilen paranın tahsiline yönelik başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve takibin devamı isteğine ilişkindir. Mahkemece 3784,67 TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamına karar verilerek davacı yararına 1.800 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Oysa ki karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.maddesine göre; hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücretinin, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği, ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği,
yine tarifenin üçüncü kısmına göre Tüketici Mahkemelerinde maktu ücretin 750 TL olduğu ifade edilmiş olmakla, davacı yararına 750 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1800 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/7513, K. 2016/9102, 30 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama