KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/9724 E., 2019/759 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 31.12.2010 tarihinde davalılardan ... Petrol Paz. Oto. Tur. ve Market İşl. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den diğer davalının ithalatçısı olduğu dava konusu aracı satın aldığını, dava konusu aracın ön yolcu kapısında boya kusurları bulunduğunu ve aracın bu haliyle gizli ayıplı bulunduğunu ileri sürerek sözleşmenin iptali ile araç için ödenmiş bulunan bedelin iadesine karar verilmesini dilemiştir.
Davalılar ilk derece yargılama makamına sunmuş oldukları yanıt dilekçeleri ile usuli ve esasa ilişkin gerekçelere dayanarak davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davanın taraflarınca temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalıdan satın alınmış olan aracın ayıplı olması nedeniyle sözleşmenin iptali ve ödenmiş olan bedelin iadesi talebine ilişkindir. Dava dilekçesinde ekli araç ruhsatının incelenmesinde dava konusu aracın “Hususi” olarak özel siciline kayıt edilmiş olduğu ve taraflar arasındaki ilişki ve tarafların bu ilişkideki sıfatları gereği uyuşmazlığın davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4077 sayılı “Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun” kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak da söz konusu olmaz.
Somut olayda dava, Asliye Hukuk Mahkemesine Tüketici mahkemesi sıfatıyla yazılmış olan dava dilekçesi ile açılmış, ancak davayı gören mahkemece bu davaya “Tüketici Mahkemesi” sıfatıyla bakıldığına ilişkin herhangi bir ara kararının alınmayarak genel mahkeme sıfatıyla uyuşmazlığın görülerek karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece, ...'da ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi, yok ise ara kararı verilerek davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/9724, K. 2019/759, 29 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama