KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2016/9957 E., 2018/6741 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... Termal Sağlık Ltd Şti ile 13.02.2014 tarih ve 00496 nolu, 15.500,00 TL bedelli devre mülk satış vaadi sözleşmesi imzaladığını, sözleşme nedeniyle toplamda 1.000,00 TL ödediğini, bakiye kalan kısmı için senetler imzalayarak davalıya verdiğini, daha sonra değişiklik protokolü ile 25.02.2014 tarihli 16.500,00 TL bedelli başka bir sözleşme imzaladığını, tapunun devrinin gerçekleşmediğini belirterek sözleşmenin iptaline, sözleşme nedeniyle ödediği 1.000,00 TL nin davalılardan tahsiline ve sözleşme nedeniyle imzalanan senetlerden dolayı borçlu olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, Davacı ile davalı ... Termal Sağlık Tic.Ltd.Şti arasında imzalanan 13/02/2014 tarih ve 00496 sayılı devremülk satış vaadi sözleşmesinin ve senetlerin iptaline, davacı tarafından ödenen 1.000,00-Tl'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-HMK’nun 297 ve devamı maddeleri gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda, davacı, devre mülk sözleşmesinin iptali, ödediği bedelin iadesini ve sözleşme nedeniyle imzalanan senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiş, mahkemece, davanın kabulüne, sözleşmenin ve senetlerin iptaline ve ödediği bedel olan 1.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Yine yargılama harç ve giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Mahkemece, davalılardan hangisi ya da hangileri hakkında karar verildiği açık ve infazda tereddüte yol açmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken, yukarıda yazılı şekilde eksik hüküm kurulmuş olması olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma şekil ve sebebine göre davalıların ayrı ayrı temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2016/9957, K. 2018/6741, 7 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama