KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/1500 E., 2017/961 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki hakem kurulu kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı banka, davalının kullandığı ticari kredi nedeni ile kendisinden tahsil edilen dosya masraflarının iadesi için Kırkağaç Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurduğunu, masrafların iadesine karar verildiğini, ne var ki kredinin ticari kredi olması nedeni ile kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, Hakem Heyeti kararının iptalini istemiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ olunmamış, taraf teşkili sağlanmamıştır.
Mahkemece, davanın mahiyeti gereği yetkili mahkemenin Tüketici sorunları hakem heyeti kararını veren yerin bağlı olduğu tüketici mahkemesi olduğu belirtilerek yetkisizlik nedeni ile dava dilekçesinin usulden reddine, miktar itibari ile kesin olmak üzere karar verilmiş; hüküm, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.
Davacı, eldeki davası ile aleyhine verilen hakem heyeti kararının iptalini istemiştir. Mahkemece, davalıya dava dilekçesi tebliğ olunmadan, henüz taraf teşkili sağlanmadan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Somut olayla ilgili karar HMK’nın 114/Ç bendinde yazılı olan kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralına binaen verilmiş de değildir. Öyleyse yetkisizlik hususu resen gözetilemez. Kaldı ki mahkemece, dava hakkında bir karar verilmeden önce taraf teşkili sağlanması yasal zorunluluk arz etmektedir. Aksi halde HMK'nın 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkına aykırılık doğmaktadır ki bu durum da hukuken korunamaz.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar göz ardı edilerek davalıya dava dilekçesi ve tensip zaptı tebliğ edilmeden ve kesin yetki kuralı olmaksızın resen yetkisizlik kararı verilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/1500, K. 2017/961, 30 Ocak 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama