KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/1559 E., 2020/4230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı ile davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı asıl ve birleşen davaları ile; davalıyla aralarında icra ve mahkeme dosyalarının takip edilmesi hususunda 2007 yılında vekalet sözleşmesi imzalandığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve yapılan vekalet sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken vekalet ücretlerinin tespiti ile her bir dosya için 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalının temerrüde düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla tarafına ödenmesini istemiş, 04/04/2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile de, talebini tüm dosyaları için 17.386,93 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulü ile; temyize konu birleşen 2015/429 esas sayılı dava dosyası açısından davacıya ödenmesi gereken vekalet ücretinin 2.334,87 TL olduğunun tespiti ile iş bu bedelin temerrüt tarihi olan 06/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, birleşen 2015/429 esas sayılı dosyasında dava dilekçesi ve ıslahla 2.334,87 TL'nin temerrüt tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte tazminini talep etmiş, mahkemece bu tarih itibariyle vekalet ücretinin tahsiline karar verilmiştir.
Dava konusu olayda, davacı, davalı yana 01/12/2014 tarihinde vekalet ücreti tahsili için ihtarname göndermişse de, hangi dosyaya ilişkin ne kadar ücret talep edildiği belirtilmemiş, ödenmeyen tüm vekalet alacakları için hiç miktar belirtmeksizin Avukatlık Ücret Tarifesine göre hesaplama yapılarak ödeme yapılması hususunda, ihtarnamenin tebliği yoluna gidilmiştir.
Hal böyle olunca, davalı yan temerrüde düşürülmediğinden, mahkemece temerrüd tarihi itibariyle faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/1559, K. 2020/4230, 4 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama