KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/168 E., 2017/1137 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile akdedilen 07.03.2009 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile davalıdan bir konut satın aldığını, konutun sözleşmeye aykırı olarak kendisine geç ve eksik teslim edildiğini idda ederek dairenin aynen ifa ile tamamlanmasına, kira tazminatı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun 297. maddesinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış; 297. maddenin 2. fıkrası ile "Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir" hükmü getirilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafça dava dilekçesinde, kira tazminatı ile birlikte dairenin aynen ifa ile tamamlanmasını talep ettiği, sonrasında ise daireyi dava dışı 3.kişiye sattığından sadece kira tazminatı talep ettiğine ilişkin beyanda bulunduğu halde yukarıda açıklanan yasal düzenleme gözetilmeyerek verilen kararda, davacının aynen ifa talebi ile ilgili olarak olumlu yada olumsuz bir hüküm kurulmadan mahkemece davanın kira tazminatı yönünden değerlendirme yapılmak suretiyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/168, K. 2017/1137, 1 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama