KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/1769 E., 2017/3036 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıların işlettiği kreşte küçük Övgünün düşerek kolunun kırıldığını, davalıların kusurlu davrandığını, olay nedeniyle oluşan zararın tazmini gerektiğini ileri sürerek, 100.00 TL. manevi tazminatın faiziyle tahsilini istemişlerdir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. 1-Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde kanunda tanımlanan taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta taraflar arasında hizmet alımına ilişkin sözleşme imzalandığı, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6502 sayılı yasanın 73. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketci mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tükecinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup Taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece, davaya tüketici mahkemesine görevsizlik verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/1769, K. 2017/3036, 13 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama