KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/1837 E., 2018/12380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2018
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı hizmet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 27.09.2012 tarihinde akdedilen sözleşmeyle davalı şirketin işlettiği yabancı dil kursuna kaydolduğunu, ücreti ... kartıyla ödediğini, ancak kendisine verilen kurs saatlerine ve verilecek hizmete ilişkin taahhütlerin yerine getirilmediğini, bu nedenle kursa devam edemediğini beyanla sözleşmenin iptali ile bedel iadesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava eğitim ücretinin iadesi talebine ilişkin olup, davacı, sözleşme akdedilirken verilen taahhütlerin yerine getirilmediğini, hizmetin ayıplı olarak ifa edildiğini iddia ederek kalan süreye ilişkin ücretin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise sözleşme ve yönetmelik hükümlerine göre ücret iadesi talep edilemeyeceğini savunmuş, mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri haksız şart kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin "ücretlerin iadesi" başlıklı 56. maddesinin somut olayda uygulanabilirliği hiçbir şekilde tartışılmamış olup, mahkemece, bu yönetmelik hükümlerine göre de değerlendirme yapılarak ve gerekirse bu hususta konusunda uzman bilirkişiden yargıtay, mahkeme ve taraf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yönetmelik hükümlerine değinilmeden eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/1837, K. 2018/12380, 19 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama