KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/2208 E., 2020/1391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, Özel ... ... İlköğretim okulu olarak hizmet verdiğini, davalı ile ... adlı çocukların velisi olarak 04.09.2011 tarihinde 2011-2012 yılı eğitim dönemi için iki adet sözleşme imzaladığını, bu sözleşmeye göre eğitim ve yemek bedelinin öğrenci başına 10.500,00 TL'den toplam 21.000,00 TL olduğunu, davalı tarafından eğitim ve yemek bedelinin ödenmemesi üzerine 21.000,00 asıl alacak, 3.045,00 TL yasal faiz olmak üzere toplam 24.045,00 TL alacağın tahsili için ...
37. İcra Müdürlüğü’nün 2013/20371 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına itirazda bulunduğunu, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağının %20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile ... 37. İcra Müdürlüğü’nün 2013/20371 Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 4.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulanan 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 23. maddesinin 2. fıkrasında tüketiciler tarafından açılan davaların harçtan muaf olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, bu nedenle davalı tüketicinin haçtan sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde aksine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nin 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/2208, K. 2020/1391, 6 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama