KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/2662 E., 2020/333 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 20.06.2013 taihinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nden ilişiğinin kesildiğini, davalı idare tarafından 104.968,30 TL borcun tahsilinin talep edildiğini, bu miktarın imzalanan yüklenme senedindeki miktarı aştığını ve fahiş olduğunu ileri sürerek şimdilik 5.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini istemiş ıslahla talebini 78.255,33 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 104.968,30 TL'nin 78.255,33 TL'sinden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı idare tarafından 104.968,30 TL borcun tahsilinin talep edildiğini, bu miktarın imzalanan yüklenme senedindeki miktarı aştığını ve fahiş olduğunu ileri sürerek şimdilik 5.000,00 TL yönünden borçlu olmadığının tespitini istemiş ıslahla talebini 78.255,33 TL'ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 02.06.2014 tarihli rapor esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de alınan raporda, davacının eğitim gördüğü 2002-2003 yıllarına ait gerçek harcama kalemleri ve masrafları gösterir maliyet broşürleri dikkate alınmadan 2004 ve sonraki yıllara ait maliyet broşürü dikkate alınarak hesaplama yapılmış olup geri çevirme kararı üzerine dosyaya kazandırılan 2002-2003 yıllarına ait gerçek harcama kalemleri ve masrafları gösterir maliyet broşürlerindeki miktarlarla bilirkişinin esas aldığı miktarların farklı olduğu,eksik ve yetersiz raporun bu haliyle hükme dayanak alınamayacağı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, 2002-2003 yıllarına ait gerçek harcama kalemleri ve masrafları gösterir maliyet broşürleri dikkate alınarak bilirkişiden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli ek rapor alınmak sureti ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/2662, K. 2020/333, 20 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama