İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/3108 K.2020/3158

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi…

Esas2017/3108Karar2020/3158Tarih11 Mart 2020Okuma6 dk · 1.278 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2017/3108 E., 2020/3158 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Mart 2020
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.278 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, avukat olduğunu, davalılar tarafından vekil tayin edilen dava dışı ... tarafından davalılar adına dava açmak üzere kendisine vekaletname verildiğini ve 01.04.2009 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin imzalandığını, söz konusu vekaletnameye istinaden açtığı davanın lehe sonuçlandığını, ilgili dosyada bir takım davalıların dava dışı ...'ü azlettiklerini, ancak bu davadaki davalıların ...'ü azletmediklerini,

davanın da lehe sonuçlanması ile aralarındaki geçerli sözleşmenin 1.maddesine göre dava sonunda arttırılan bedel ile Belediye Başkanlığınca belirlenen bedellerin toplamının %20’ sinin vekalet ücreti olarak kararlaştırıldığını ancak kararlaştırılan bu akdi ücretin davalılarca ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ayrı ayrı icra takibi yaptığını, takiplerin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, davalıların itirazlarının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalılar, ileri sürülenin aksine dava dışı ...’ü azlettiklerini, davacı avukatın ise vekil tayin edildiğini bilmediklerinden onu azletmediklerini, davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan ücret sözleşmesinin rızaları ve bilgileri bulunmadığından geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile her bir davalının itirazlarının kısmen iptaline ve her br takibin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte asıl alacaklar üzerinden devamına, davacı tarafın işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı taleblerinin her bir takip için ayrı ayrı reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalılardan ... ve ...’in ayrı ayrı yapmış oldukları temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;

Davacı avukat, tevkil yetkisine sahip dava dışı ... tarafından vekil tayin edildiğini ve davalılar ile dava dışı hissedarlar lehine elatmanın önlenmesi davası açtığını,tevkil yetkisine sahip vekil azledilmiş olsa bile kendisinin azledilmediğini, aralarındaki geçerli sözleşmeye göre ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/301 esas sayılı dosyasının lehe sonuçlanması ile ücrete hak kazandığını, ne var ki akdi ücretinin ödenmediği iddiası ile eldeki davayı açmıştır.

Davalılar, dava dışı vekil ...'e verdikleri vekaletnamede dava ve takipler için tevkil yetkisi verilmediğini ve kendilerinin katılımı ve izni olmaksızın davacı ve bu kişi arasında imzalanan sözleşmesinin geçersiz olduğunu, ayrıca davacının vekil tayin edildiğini bilmediklerinden dava dışı vekil ...’ü azletmelerine rağmen davacıyı azletmediklerini belirterek, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece ise davacının davalılar adına yürüttüğü davada haksız azledildiği kabul edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davacı avukatın davalılar adına takip ettiği ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/301 esas sayılı dosya fotokopisinin incelenmesinde; davalıların genel vekili dava dışı ... tarafından davacı avukata dava açmak için 8.4.2009 tarihinde vekaletname verildiği, 1.4.2009 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi yapıldığı,

bu vekaletname ile davacı avukatın davalılar ve dava dışı hissedarlar lehine 8.4.2009 tarihinde, el atmanın önlenmesi davası açtığı, dava devam ederken davalıların dava dışı ...’ı farklı tarihlerde azlettikleri, ancak davalı avukat azledilmediğinden davalılar adına yargılamaya devam ettiği, mahkemece bilirkişice belirlenen bedel üzerinden kamulaştırmasız el atma bedeline hükmedildiği, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5.Hukuk Dairesince verilen kararın bozulduğu, mahkemenin bozmaya uyarak yeniden karar verdiği ancak, verilen ikinci kararın da temyiz edilmesi üzerine yeniden bozulduğu,

dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.

Eldeki dosyamızla aynı konuda aynı avukat tarafından başka müvekkillerine karşı açılan davalarda dairemizce vekilin tevkil yetkisinin geçerli bulunduğu ve tevkil yetkisi olan ancak ücret sözleşmesi yapma konusunda özel yetkisi olmayan vekilin yaptığı sözleşmenin geçersiz bulunduğu anlaşılmaktadır.(bkz 2014/39007 E. ve 2015/33068 K. sayılı,2017/7214 E.ve 2020/125 K. sayılı vb.)

Her ne kadar mahkemece, aynı konuda verilmiş emsal kararlarımız ışığında davacı avukatının vekaletinin geçerli sayılması ve davalıların katılımı ve özel izni alınmaksızın dava dışı vekil ile davacı arasında imzalanan ücret sözleşmesi geçersiz sayılarak karar verilmesinde isabetsizlik yok ise de; dava dosyasında davalılar ... ve ...’in davacı avukatı azlettiklerine dair bir belge bulunmamaktadır. Kaldı ki davalılar savunmalarında davacı avukatın vekil tayin edildiğini bilmediklerinden onu azletmediklerini ileri sürmektedirler. Bu durumda mahkemece, davacının gerçekten azledilip azledilmediği araştırılmaksızın hüküm kurulması hatalıdır.

Az yukarda anlatılanlar ışığında somut olayda çözümlenmesi gereken ilk husus davalılarca davacı avukatın gerçekten azledilip azledilmediği, azledildi ise azlin hangi tarihte gerçekleştiği, ücret isteme hakkının muaccel olup olmadığı ile azlin haklı mı yada haksız mı olduğu, azledilmedi ise davacı avukatın ücret isteme hakkının ne zaman muaccel olacağı noktasında toplanmaktadır.

Avukatlık Kanununun, 174/2. maddesinde, “Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez.” hükmü mevcut olup, bu hükme göre azil işleminin haklı nedene dayandığının kanıtlanması halinde müvekkil, avukata vekalet ücreti ödemekle yükümlü değildir. Dairemizin kökleşmiş içtihatlarında da haklı azil halinde ancak azil tarihi itibariyle sonuçlanıp, kesinleşen işlerden dolayı vekalet ücreti talep edilebilir. Buna karşılık haksız azil halinde ise avukat, hangi aşamada olursa olsun, üstlendiği işin tüm vekalet ücretini talep etme hakkına sahiptir.

Yine aynı yasanın 171/1 maddesinde düzenlenen “Avukat üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.” ve “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi”nin 2. maddesinde düzenlenen “...avukatlık ücreti, kesin hüküm elde edilinceye kadar olan dava, iş ve işlemler ücreti karşılığıdır.” hükümleri gereğince vekalet ücreti alacağının, üstlenilen işin bitmesi ile muaccel hale geldiğinin kabulü gerekir. Bu kabule göre avukat, aksine sözleşme yoksa, işi sonuna kadar takip edip sonuçlandırmadan ücretini isteyemez.

Ayrıca aynı kanunun 164. maddesinin dördüncü fıkrasında “Avukatlık ücretinin kararlaştırılmamış olduğu veya taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmadığı yahut ücret sözleşmesinin belirgin olmadığı veya tartışmalı olduğu veya ücret sözleşmesinin ücrete ilişkin hükmünün geçersiz sayıldığı hallerde, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde asgari ücret tarifelerinin altında olmamak koşuluyla ücret itirazlarının incelemeye yetkili merci tarafından davanın kazanılan bölümü için avukatın emeğine göre ilamın kesinleştiği tarihteki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir. Değeri para ile ölçülemeyen dava ve işlerde ise avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanır.” hükmü düzenlenmiştir.

O halde mahkemece, öncelikle davacı avukatın gerçekten azledilip azledilmediği belirlenmeli, azledildi ise azlin hangi tarihte yapıldığı dikkate alınarak takip tarihi itibariyle davacı avukatın ücret isteme hakkının doğup doğmadığı belirlenmeli, yapılacak bu belirlemenin ardından azlin haklı mı ya da haksız mı olduğu tartışılmalı, yapılacak bu tartışmaya göre ücrete hak kazanıp kazanamadığı belirlenmeli, kazandı ise sözleşmenin geçersiz olduğu nazara alınarak AAÜT 164/4 .maddesi gereği azil tarihi itibariyle dava değerinin %10-%20’si arasında ücret belirlenmeli,

eğer davacı avukat azledilmedi ise takip tarihi itibariyle takip ettiği dosya kesinleşmediğinden ücret isteme hakkının doğmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Kabule göre de; mahkeme gerekçesinde davacı avukatın sunduğu avukatlık ücret sözleşmesi geçersiz bulunmuş, sözleşme geçersiz olduğundan isabetli olarak AAÜT 164/4. maddesi nazara alınarak belirleme yapılmasına rağmen, akdi ücretin neden tavan sınır olan %20 üzerinden belirlendiğinin nedenleri gerekçeli kararda açıklanmamıştır. Ücrete hak edilen oran belirlenirken davacı avukatın sarf ettiği emek ve mesai ile dava ve takibin ve uyuşmazlığın niteliği gözardı edilmemelidir.

Mahkemece %10 oranın aşılması halinde kararda aşılan oranın esas alınmasına ilişkin somut dayanaklar gösterilmelidir. Öyleyse mahkemece, avukatlık ücret alacağına ilişkin %20 uygulanmasının somut yasal dayanakları gösterilerek hüküm tesis edilmesi gerekirken, yazılı şekilde soyut ifadelerle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

3-Davalı ... yönünden yapılan temyiz incelemesinde; 29.03.2016 günlü ilam temyiz eden davalı ...’ın yeni vekiline 29.12.2016 tarihinde tebliğ edilmiş ve temyiz dilekçesi elektronik imzalı olarak 16.01.2017 tarihinde sunularak aynı tarihte temyiz harcı yatırılmıştır. 3156 sayılı yasanın 20. maddesiyle değiştirilen HUMK.nun 432/1.maddesi uyarınca yasanın yürürlüğe girdiği 6.4.1985 tarihinden itibaren verilen kararlarda temyiz süresi 15 gündür.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve esas 1989/3, karar 1990/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca, temyiz süresi geçtikten sonra verilen temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda 1. ve 2. bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalılar ... ve ... yararına BOZULMASINA, 3. bentte açıklanan nedenle davalı ... vekilinin sunduğu temyiz dilekçesinin REDDİNE, peşin alınan 1.745,00 TL harcın davalı ...'a, peşin alınan 285,00 TL harcın davalı ...'e iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde davalılardan ... ve ... yönünden karar düzeltme yolu açık olmak üzere, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca davalı ... yönünden karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/3108, K. 2020/3158, 11 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/3108
Karar No
2020/3158
Tarih
11 Mart 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2017/3123 K.2020/9421
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2017/3124 K.2020/3005
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2017/3131 K.2020/2186
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/3131 K.2020/3239
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2017/3133 K.2020/1328
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2017/3143 K.2020/1516

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.