KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/3579 E., 2019/12655 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında 07.02.2013 tarihinde kredi sözleşmesi imzalandığını, davalı tüketicinin borcu ödemeyip asgari tutarların altında ödeme yapılması nedeniyle davalıya kat ihtarnamesi gönderildiğini, ilgili ihtarname ile davalıya 20.937,94 TL borcun ödenmesinin talep edildiğini, borcun ödenmemesi nedeni ile icra takibi başlatıldığını, itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Eldeki dava, tüketici kredisi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, dava konusu olayda davalıya muacceliyet ihtarı gönderilmeden ve 7 günlük süre verilmeden doğrudan kat ihtarnamesi gönderilmiş ve borcun ödenmesi için 24 saatlik süre verilmiş olduğundan, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 4822 sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Kanunun 10/3. maddesinde “…Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir.
Ancak, kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir.” hükmü yer almaktadır. Buna göre, davacı banka tarafından davalıya yapılmış usulüne uygun bir muacceliyet ihtarı bulunmadığına göre bu ihtar varmışçasına hesaplama yapılarak takip başlatılamaz.
Davacı banka ancak davalı borçlunun takip tarihinde halen ödemediği ya da eksik ve geç ödediği taksitler nedeniyle gecikme faizi ve diğer ferileriyle birlikte takip yapma hakkına sahiptir.
O halde, mahkemece, davalı borçlunun takip tarihine kadar ödemediği taksitlerle, geç ödeme nedeniyle gecikme faizi ve ferilerinin miktarı konusunda ek rapor düzenlenmek suretiyle bilirkişi incelemesi yaptırılarak belirlenecek miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/3579, K. 2019/12655, 16 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama