İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/4047 K.2019/6669

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği…

Esas2017/4047Karar2019/6669Tarih28 Mayıs 2019Okuma4 dk · 805 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2017/4047 E., 2019/6669 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mayıs 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

805 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, tarafların kardeş olduklarını, davalının davacıyı bakımını yapma gerekçesiyle yanına aldığını ve bu bahaneyle davacıya ait maaş kartını alarak kendi hesabına kullandığını, davacıya ait ... ili ... ilçesindeki bir taşınmazı ise davacıdan aldığı vekaletname ile dava dışı üçüncü şahısa satarak buradan elde ettiği parayı yöne davacı asile iade etmediğini ileri sürerek 19.500,00.-TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama devam ederken sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini 27.145,00.-TL’ye artırmıştır.

Davalı, dava dilekçesinin bilinçli olarak yerleşim adresine tebliğ edilmediğini, mahkemenin yetkisine itiraz ettiğini, davacı asilin bakıma muhtaç ve yaşlı bir şahıs olduğunu, kırkbeş yıldır ortalarda olmayan davacı asilin kayıp oğlu tarafından davacı asilin yönlendirildiğini, kardeşi olan davacı asilin tüm ihtiyaçlarının kendisi tarafından bir bakıcı tutulmak ve kendisi ile bizzat ilgilenilmek suretiyle davacı asile ait maaş hesabından ve satılan taşınmazın bedelinden elde edilen paralar kullanılmak surertiyle yapıldığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarındaki görüşlere de dayanılmak suretiyle ve davalı tarafın davacıya ödeme yaptığına ilişkin herhangi bir yazılı belge sunmaması da nazara alınarak davacıya ait gayrimenkulün satım tarihindeki rayiç değerinin 30.000,00-TL olduğu, davacının davalının emekli maaşından çektiği miktarın ise 5.971,83-TL olduğu, davalının bakıcıya yaptığı havale miktarının 6.178,00-TL olduğu, yine davalının elden yaptığı ödemelerin 2.650,00-TL olduğu,

tüm bu hususlar dikkate alındığında davalının, davacıya ödemesi gereken miktarın 27.145,06-TL olması gerektiği, davalı tarafın bu miktarı davacıya ödediğine ilişkin herhangi bir yazılı belgenin dosya kapsamına sunulmadığı, bu sebeple davalının vekalet görevini kötüye kullanarak uhdesine geçirdiği meblağları iade etmesi gerektiği, 6098 sayılı TBK. nun 147/5 (818 sayılı BK. nun 126/4.) maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin vekalet aktinden kaynaklanan ve somut olayda olduğu gibi vekil ile müvekkil arasındaki çekişmelerde ( iç temsil ilişkilerinde ) uygulama yeri bulacağı,

davacı tarafın ıslah tarihi itibariyle alacağının davalının taşınmaz bedeli ile maaş bedellerini aldığı ve zimmetine geçirdiği tarihte muaccel olduğu, olayda bu tarihten itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresinin geçmesi nedeniyle fazlaya ilişkin kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 18.500 TL bedelin 13/04/2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

fazlaya ilişkin kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine, 1.000,00 TL bedelin 04/04/2014 havale tarihli bilirkişi raporunda belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davanın taraflarınca temyiz edilmiştir.

1-Dava, vekâlet sözleşmesine dayanılarak yapılan taşınmaz satışı ve kullanılan maaş hesabından kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacının, davalıya 12.04.2004 tarihinde vekaletname verdiği, davalının da bu vekaletnameyi kullanarak davacı asile ait taşınmazı dava dışı üçüncü bir şahsa sattığı ve davacı asile ait maaş kartını kullanarak hesapta bulunan maaşı çektiği dosya kapsamı ile sabittir.

Vekâlet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında, vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu gelmektedir. Vekalet sözleşmesinde vekilin hesap verme borcu vekalet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğup, işin vekil tarafından yürütülmesi sırasında ve sona ermesinde de devam etmektedir. BK.nun 392.maddesi (TBK.

508. maddesi) hükmü gereğince vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği her şeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur. Bu nedenle de vekilin aldıklarını geri verme borcunda zamanaşımı vekalet sözleşmesi sürdükçe işlemez. Bir başka deyişle iade borcunda muacceliyet, vekilin hesap vermesi veya sözleşme ilişkisinin bitmesi ile başlar.

Nitekim Hukuk Genel Kurulu'nun 2011 tarih ve 2011/13-161 esas ve 2011/276 karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Somut olayda, davalı vekil hesap verme yükümlülüğünü davanın açıldığı 04.02.2013 tarihinden önce yerine getirdiğini ispat edemediğinden zamanaşımının başlangıç tarihinin davanın açıldığı tarih olduğu ve davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığının kabulü gerekir.

O halde, mahkemece, bu husus gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Kabule göre de, Dava konusu edilen alacaklar için taşınmazın satış tarihi olan 13.04.2004 tarihi maaş hesabından çekilmiş olan paralar bakımından ise bu paraların bankadan çekilme tarihlerine göre faiz talebinde bulunulmuş ve mahkemece de bu tarihler esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, Borçlar Kanununun 101/1 maddesi (T.B.K. 117/1. maddesi) hükmüne göre “muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur." O halde, mahkemece davalın temerrüde düştüğü tarihler belirlenerek, temerrüt tarihinden itibaren, şayet bu hususta bir ihtar mevcut değil ise dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi kabul şekli bakımından usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

3-Bozma nedenlerine göre, davacının ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) no'lu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, (3) no'lu bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,28/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/4047, K. 2019/6669, 28 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/4047
Karar No
2019/6669
Tarih
28 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4049 K.2019/9252
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4051 K.2019/8502
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2017/4054 K.2019/9251
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2017/4057 K.2019/3847
  • Yargıtay 13. Ceza Dairesi E.2017/4057 K.2019/7665
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2017/4059 K.2019/31499

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.