KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/5131 E., 2018/1460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'nın ... Memursen Projesinden 28.04.2009 tarihinde imzaladığı sözleşme ile konut satın aldığını, sözleşmede teslim süresinin 30 ay olarak belirlendiğini, buna göre 28.10.2011 tarihinde teslim edilmesi gereken konutun teslim edilmediğini ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 200,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş; bilahare ıslah ile talebinin 14.033,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 200 TL kira alacağının dava tarihinden 13.833,00 TL alacağın 02/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, geç teslim nedeni ile uğranılan kira kaybı alacağının tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan satış sözleşmesinin “gayrimenkulün teslimi ve kullanılması” başlıklı kısmında gayrimenkulün inşaat süresi 30 ay olarak düzenlenmiştir. Her iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, alacaklı, temerrüde düşen borçludan TBK.125. vd. (BK.
106. vd.) maddeleri çerçevesinde aynen ifa ve gecikmeden dolayı uğradığı zararının veya aynen ifayı reddederek müspet zararının yahut sözleşmeyi feshederek menfi zararının tazminini seçimlik olarak isteyebilir. Somut uyuşmazlıkta davacı, sözleşmeyi ayakta tutarak geç teslim nedeni ile uğradığı zararın tazminini istemektedir. Bu durumda, gerek sözleşme gerekse TBK. 125. vd. (BK.
106 vd.) maddelerine göre fiili teslim tarihine kadarki süre için davacı zararını talep etmekte haklıdır. Mahkemece, fiili teslim tarihi olarak tanık beyanı esas alınmak suretiyle 01.09.2014 tarihi kabul edilmiş ve sözleşme ile konutun teslim edileceği tarih olarak belirlenen 28.10.2011 tarihinden 01.09.2014 tarihine kadar geçen süre için kira tazminatına hükmedilmiştir.
Ne var ki, Mahkemece fiili teslim tarihi belirlenirken, su idaresinden abonelik durumu sorularak gelen cevabi yazı doğrultusunda abonelik durumu tespit edilmiş, ancak elektrik idaresinden gelen cevabi yazıda abonelik durumuna ilişkin bir bilgiye yer verilmediğinden elektrik aboneliği tesis tarihi tespit edilmemiştir.
O halde Mahkemece, dava konusu konutun elektrik abonelik tarihi de araştırılıp, dosyadaki diğer taraf delilleri birlikte değerlendirilerek fiili teslim tarihinin belirlenmesi ve bu tarih esas alınmak suretiyle kira tazminatının hesaplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/5131, K. 2018/1460, 8 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama