KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/7545 E., 2019/5898 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
407 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Hayat Varlık Yönetim A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... bankası ile 2006 yılında veli taahhütnamesi ve özel okul ödemeleri sözleşmesi imzaladığını, bu kapsamda belli tarihlerde hesabından okula ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını fakat 2007 yılında kendisine ait olmayan farklı bir taahhütname gösterilerek 2008 yılı için banka tarafından iradesi dışında kredili mevduat hesabından ödeme yapıldığını, bundan kendisinin haberdar olmadığını, 6792,00 TL olarak yapılan bu ödeme için 2010 yılında 48.772,11 TL asıl alacak üzerinden banka tarafından aleyhine takip yapılıp kesinleştirildiğini ileri sürülerek, talimatı olmadan yapılan haksız takibe borçlu olmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 2007 yılına ait taahhütnamenin davacı tarafından imzalanmadığının bilirkişi raporları ile sabit olması karşısında, davanın kabulü ile davacının takibe borçlu oladığının tespitine, alacağın %40'ı olan 22.393,94 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı temlik alan ...Yönetim A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı temlik alan ... Yönetim Aş'nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K'nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda, davacının davalı aleyhine icra takibi yapmasında kötüniyetli olduğunun kabulü doğru değildir. Mahkemece davalının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilmediği gözardı edilerek davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nun 438/7. Maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/7545, K. 2019/5898, 8 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama