KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/833 E., 2020/2369 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ortaya çıkan bir kavga sırasında parmağından yaralanması üzerine davalı hastaneye müracaat ettiğini, davalı doktor tarafından herhangi bir bilgilendirme yapılmadan, aydınlatılmış onam formu imzalattırılmadan, hijyenik ortam sağlanmadan, elbiseleriyle ameliyata alındığını, davalı hastanede gerçekleşen ameliyat sonucu sağ el 5. parmağının kesildiğini, halen kesilen parmağının acısını yaşamakta olduğunu, davalı doktorun ameliyat sonrası gereken kontrolleri gerçekleştirmeyerek tedbirli bir hekim gibi hareket etmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı hastane ve davalı doktorun özen yükümlülüğüne aykırı davranması iddiası nedeniyle istenilen maddi-manevi tazminata ilişkindir. Davacı ile davalılar arasındaki ilişki vekalet akdi niteliğindedir ve dairemizin öteden beri değişmeyen uygulaması da bu yöndedir.
Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. O halde, davaya bakmakta görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.
Mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılarak karar verilmesi gerekirken, genel mahkeme olarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/833, K. 2020/2369, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama