İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2017/8960 K.2019/6411

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli…

Esas2017/8960Karar2019/6411Tarih22 Mayıs 2019Okuma7 dk · 1.456 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2017/8960 E., 2019/6411 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mayıs 2019
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.456 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davacılar vekili avukat ... ile davalılar vekili avukat ... 'in gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalı hastane ve doktorun gözetiminde ...'in dünyaya geldiğini, doğumu sırasında ve doğum sonrasında davalıların kusurlu davaranışları sonucunda bebeğin havale geçirdiğini, kalıcı "Mental Reterdasyon" tanısı konduğunu, gerekli dikkat ve özen gösterilmediği için çocuğun ömür boyu özürlü olarak yaşayacağını ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı tutularak, 10.000,00TL maddi, anne ve baba için 10.000,00TL'şer çocuk için 20.000,00TL manevi tazminatın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılar, kusurları ve ihmalleri bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki ilişki vekalet sözleşmesidir. Vekil, vekalet görevini yerine getirirken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışlarının özenli olmayışından doğan zararlardan sorumludur. O nedenle, vekil konumunda olan doktorların bilim ve teknolojinin getirdiği bütün imkanları kullanmak suretiyle özen borcunu yerine getirmeleri gerekir.

Dosya kapsamı incelendiğinde, mahkemece, Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporuna, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden alınan üç kişilik bilirkişi heyeti raporuna, Çocuk Sağlığı ve Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Nöroloji Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden alınan üç kişilik bilirkişi heyeti raporuna, Radyoloji Anabilim Dalı Nöroradyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden alınan iki kişilik bilirkişi heyeti raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verildiği görülmektedir.

Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 18 Mart 2011 tarihli raporunda;

"1988 doğumlu ...'in 30.3.2007 tarihinde Özel ...

Hastanesine miadında ağrılı gebe olarak başvurduğu, ilk olarak normal vajinal doğum kararı alındığı, saat 17.10'da fetal Distress endikasyonu ile sezeryan ameliyatına alındığı ve Apgarı 5/8 olan canlı bir bebek doğurtulduğu, bebeğin doğum sonrasında spontan solunumu hemen başlamadığı, küveze alındığı, konvulsiyon (havale) geçirmesi üzerine tedavisi yapıldığı ve bir ust merkeze sevkedildiği, sevkedilen merkezde perinatal asfiksi ve konvülsiyon tanısı ile takip edildiği, mevcut tıbbi belgelere göre normal doğum kararının doğru olduğu, bebek kalp sesinin bozulması (fetal distress) nedeni ile sezeryana alınmasının doğru bir eylem olduğu,

çekilen ... ve ... takibi'de gözününe alındığında gebenin travayda (doğum eylemi) yakından takip edildiğinin anlaşıldığı cihetle doğumu takip eden Dr....'in hastanenin ve doğumdan sonra perinatal asfiksi ile doğan bebeğe her iki hastanede çocuk uzmanları tarafından uygulanan tedavinin tıp kurallarına uygun olduğu oy birliği ile mütalaa olunur." denilmiştir.

... Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Perinatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden alınan 09.02.2016 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda;

"1-Bn. ...'e ait gebe izlem sürecinde hatalı tıbbi uygulama yoktur.

2-30.03.2007 günü amniyos sıvısı miktarının azalmış olması ve anne adayının tansiyonun sınırda olması nedenleri ile suni sancı uygulamasına geçilmesi doğrudur. Bu aşamada suni sancı uygulamadan sezaryen yapılmasını gerektirecek bir durum yoktur.

3-Bn. ...'e ait travay izleminde; 12:30 ile doğum saati olan 17:10 arasında 30 ar dakika aralarla fetus kalp sesi izlemlerinin yapıldığı, dört izlemde fetus kalp atım hızının 160/dk nın üzerinde olduğunun saptandığı, bu durumun tek başına sezaryen nedeni olmadığı, 14:00 da kollum 2 cm iken amniyos sıvısının temiz bulunmasının olumlu olduğu, bebeğine ait 30.03.2007 tarihli saat 13:00 ile 13:40 arasındaki ve 14:25 ile 15:10 arasındaki fetal kalp atım hızı traselerinin normal olduğu, bu aşamada fetal distres (bebeğin oksijensiz kalması) e ait bulgu olmadığı anlaşılmaktadır. Bu aşamaya kadar sezaryen yapılmasını gerektirecek bir durum yoktur.

4-16:14 sonrası traselerin bir bölümü silik ve değerlendirilmesi zorsa da, fetal kalp atım hızı traselerinde 80/dk nın altına inmeyen ve zaman zaman 180/dk ya ulaşan trase değişikliklerinin saptanması üzerine aynı gün saat 17:10 da oligohidramniyos + hipertansiyon + fetal distres endikasyonları ile sezaryen kararı verilmesi doğru tıbbi uygulamadır.

5-Doğum sonrası döneme ait nörolojik bulguların ve MRI incelemelerindeki bulguların olası perinatal asfiksi ile ilgili olup olmadığı konusunun çocuk nörolojisi uzmanları tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir." denilmiştir.

... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Nöroloji Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden alınan 29.06.2016 tarihli üç kişilik bilirkişi heyeti raporunda;

"Mahkemeden gelen dosyadaki bilgiler ve Çocuk Nöroloji dosyası incelenmiştir. 9.2.2016 tarihli ... Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum ... öğretim üyelerinin bilirkişi raporunda gebeyle ilgili olarak gebe izlem sürecinde hatalı tıbbi uygulamanın olmadığının belirtildiği, doğru tıbbi uygulamanın yapıldığı kaydı görülmüştür. Gebeyle ve doğum ile ilgili olan süreç Çocuk Nörolojisi bilim dalının bilimsel yetkileri dışındadır.

Hastanın bigisayarlı beyin tomografilerinin ve beyin manyetik rezonans görüntülemelerinin yorumunun Nöroradyoloji Bilim Dalı tarafından yapılması gerekmektedir. Bu konu da Çocuk Nörolojisinin yetkisi dışındadır. Çocuk Nörolojisi polikliniği dosyasında global gelişme geriliği ve hareket bozukluğu olan çocuğun izleminin uygun şekilde yapıldığı görülmüş ve bu raporda belirtilmiştir.

Çocuğun gelişimsel geriliğinin nedenini kesin olarak şu anki verilere göre belirlemek mümkün değildir. Birçok benzer hastada da günümüzdeki tıbbi bilgiler ve teknoloji ile mümkün olmamaktadır." denilmiştir.

... Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Nöroradyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden alınan 08.02.2017 tarihli iki kişilik bilirkişi heyeti raporunda;

"...Hastamızdaki tutulum (etkilenme) bölgeleri, beynin yenidoğanda metabolik olarak en aktif bölgelerine uyan alanlardır ve yukarıda tanımlanan akut-ciddi hasar tipine radyolojik olarak uymaktadır.

Dosya incelendiğinde, uzmanların görüşlerine göre doğum öncesi ve sırasında bu tür bir hasara zemin hazırlayacak aşikar bir durum olmadığı ve temelde beyne giden kanın azalmasına bağlı oluşan bir etkilenme bulunmakla beraber tam olarak sebebin aydınlatılmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.Doğumdan sonra solunum sıkıntısı belirtilen bebeğin bu sebeple oluşan kalp-akciğer etkilenmesi ile beyin kanlanması bozulmuş olabilir.

Doğumun gerçekleştiği hastanedeki ekibin ilk tetkik ve müdahalelerden sonra kendi imkanları dışına çıkabilecek bir yoğun bakım ihtiyacına yönelik olarak hastayı sevk ettikleri bildirilmiştir. Beyin ve özellikle de yenidoğan beyni, metabolik ihtiyacı yüksek bir organ olup kanlanmanın azalmasına son derece hassastır.

Bu hassasiyet, yukarıda da tanımlandığı gibi anneye veya bebeğe ait kolaylaştırıcı sebeplerle, ani ve kısa süre olan bir etkilenmede bile ciddi bir hasarla sonuçlanabilir. Literatür ve tecrübemize göre beynin kan dolaşımının etkin tıbbi bakım ve doğru uygulamalar altında da azalabilmesi mümkün olabilmektedir. Sonuç olarak; filmlerdeki bulgular hipoksik iskemik ensefalopati (beynin yeterli kan alamamasına bağlı oluşan bir hasar tipi) ile uyumludur.

Ancak bu hasarın rahim içi hayatın son dönemini, doğum sırasını ve hemen sonrasını içeren süreç içinde herhangi bir zamanda oluşabileceğini ve tam olarak hangi noktada oluştuğunu tam olarak saptamanın mümkün olmadığını belirtmemiz gereklidir. Konu ile ilgili karar yüce mahkemenize aittir." denilmiştir.

Dosyaya kazandırılan, anılan tüm raporlar incelendiğinde, bebeğin doğuma kadar ki anne karnındaki takibinde, annenin doğum için hastaneye yatırılması ile doğuma kadar olan süreçte, davalılara atfı kabil bir kusur olmadığının açıklandığı anlaşılmıştır. Ancak anılan raporlarda, bebeğin doğumundan yoğun bakımı olan hastaneye sevkine kadar olan süreçte bir ihmalin olup olmadığı hususunun netleştirilmediği gözlemlenmektedir.

Dosya içersindeki kayıtlardan, bebeğin, 30.03.2007 tarihinde saat 17.10 da sezeryanla doğurtulduğu, hemen akabinde TTN (Yenidoğan taşipnesi, yani bebeğin spontan solunumunun hemen başlamaması) tanısı ile yenidoğan servisinde kuvöze alındığı, doğumdan yaklaşık 8 saat sonra bebekte konvulsiyonların (havale, kasılmalar) gözlemlendiği, 31.03.2007 tarihinde kasılmaların tekrarladığı, 01.04.2007 tarihinde de kasılmaların gözlemlenmesi ile saat 13.00 sularında, bebeğin naklinin üst düzey yoğun bakım ünitesi olan bir merkeze yapıldığı anlaşılmıştır.

Yukarıda anılan, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Nöroradyoloji Bilim Dalı Öğretim Üyelerinden alınan 08.02.2017 tarihli iki kişilik bilirkişi heyeti raporunda; doğumdan sonra solunum sıkıntısı belirtilen bebeğin bu sebeple oluşan kalp-akciğer etkilenmesi ile beyin kanlanmasının bozulmuş olabileceği, beynin ve özellikle de yenidoğan beyninin, metabolik ihtiyacı yüksek bir organ olup kanlanmanın azalmasına son derece hassas olduğu,

bu hassasiyetin, anneye veya bebeğe ait kolaylaştırıcı sebeplerle, ani ve kısa süre olan bir etkilenmede bile ciddi bir hasarla sonuçlanabileği, beynin kan dolaşımının etkin tıbbi bakım ve doğru uygulamalar altında azalabilmesinin mümkün olduğu, belirtilmiştir.

Bu anlamda, solunum sıkıntısı yaşadığı ve hatta birden fazla kasılmalar geçirdiği tespit edilen bebeğin tedavisinin yoğun bakımı olmayan davalı hastanede yapılmaya devam edilmesinde, yaklaşık 2 gün sonra yoğun bakımı olan bir merkeze sevkinde, davalı hastanenin kusurunun, ihmalinin veya özensizliğinin olup olmadığının, davalı hastanede yapılmaya çalışılan tedavinin yeterli olup olmadığının, bebeğin durumunun daha da kötüye gitmemesi için uygulanabilecek tüm tedavinin somut olayda da uygulanıp uygulanmadığının, net olarak ortaya konulmadığı, değerlendirilmiştir.

O halde, mahkemece, anılan hususlardaki eksikliğin giderilmesi için, rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı bir Üniversiteden, konusunda uzman içerisinde Çocuk Nöroloji Uzmanı, Çocuk Yoğun Bakım Uzmanı veya en az 5 yıl yoğun bakım tecrübesi olan Pediatri Uzmanının da bulunduğu, akademik kariyere sahip 3 kişilik bilirkişi kurulundan, dava konusu olayda davalı hastaneye atfı kabil bir kusur olup olmadığı hususunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak, davalı hastanenin kusurlu olup olmadığının açık olarak belirlenmesi, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek,

eksik incelemeye dayanılarak, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/05/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/8960, K. 2019/6411, 22 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/8960
Karar No
2019/6411
Tarih
22 Mayıs 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/8960 K.2019/5787
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/8961 K.2019/5798
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2017/8962 K.2019/5004
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2017/8964 K.2019/7834
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2017/8966 K.2019/6159
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2017/8970 K.2019/5330

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.