KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2017/9320 E., 2019/6798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile hizmet alımına ilişkin sözleşmesi bulunduğu, 5510 Sayılı Kanunun 81/(I) bendine göre, sigorta primlerinin işveren hissesine düşen %5 puanlık kısmın hazinece karşılanacağına ilişkin düzenlemeye rağmen hak edişlerinden kesinti yapıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu, davanın kabulü ile 31.934,66 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.11.2014 tarih, 2014/10141 E.-2014/34759 K. sayılı ilamı ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiş, mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında davacı taraf 12.12.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile birlikte talep sonucunu 31.934,66 TL’na yükselttiğini ifade etmiş, mahkemece ıslah edilen talep esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa ki, 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece, davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, değinilen bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2017/9320, K. 2019/6798, 29 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama