KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/108 E., 2018/5925 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki bulunduğu binayı Kuzey ... Kentsel Dönüşüm Projesi Kanunu ve buna bağlı yönetmelik ve belediye meclis kararına dayanarak davalıya devrettiğini, 5481 analiz numaralı kıymet taktir komisyonu raporunda bina, müştemilat ve ağaç bedelinin 11.496,00 TL olarak belirlenmesine rağmen davalının tüm yapı bedelini değil sadece enkaz bedelini ödediğini, oysa tüm yapı bedelinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, 9.609,30 TL bakiye bedelin tahsili için yaptığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak belgesiz edinilen yerde enkaz bedeli dışında yapı bedeline hak kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava Kuzey-... kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılan sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş ise de. Hukuk Genel Kurulunun kararından sonra içtihad değişikliği yapıldığı gerekçesiyle red edilen kısım üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Bilindiği gibi içtihat değişikliği bir mevzuat değişikliği değildir. Dolayısıyla ictihadın değişmiş olması başlangıçta davacının dava açmakta haklı olduğunu göstermez. O halde, mahkemece, red edilen kısım üzerinden karar tarihinde yürülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/108, K. 2018/5925, 16 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama