KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/1677 E., 2018/5559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, murisleri ...'un dava dışı bankadan 14.5.2010 tarihinde 26.000,00 TL bedelli bireysel kredi kullandığını, bu parayı davalıya borç olarak verdiğini, ayrıca murisin davalıya ayrıca 1.250,00 TL elden borç para verdiğini, bunun 100,00 TL'nin geri ödendiğini, davalının toplamda 27.150,00 TL borcu bulunduğunu ve bu borcu ödemediğini ileri sürerek, 27.150,00 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddin, dilemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar, murisleri tarafından davalıya borç olarak verilen 27.150,00 TL’nın tahsili amacıyla eldeki davayı açmış, mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Oysa ki karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası,
dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre davalı lehine dava değeri üzerinden hesaplanan 3.258,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.980,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/1677, K. 2018/5559, 10 Mayıs 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama