KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/2369 E., 2019/525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının düzenlediği kendi evini kendin yap 2. etap projesine katılarak, 8.500.000 TL ödediğini, daha sonra davalının kampanyadan vazgeçtiğini, bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek, arsanın dava tarihindeki rayiç değerinden şimdilik 30.000,00 TL'nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiş, 6.4.2017 tarihli dilekçesi ile talebini 68.235,29 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği tarihteki ikame değerine karar verilmesi gerekirken, dava tarihindeki değerine karar verilmesi nedeniyle karar bozulmuş, karar davacı tarfından temyiz edilmiş, dairemizce bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne, 68.235,29 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 6.054,53 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ilişkin verilen ilk karar, tarafların temyizi üzerine Dairemizin 5.5.2016 tarih 2015/38299 esas ve 2016/12343 karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında 6.4.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı, talebini 69.235,29 TL olarak ıslah ettiğini ifade etmiş, mahkemece ıslah edilen talep esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa ki, 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, mahkemece, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/2369, K. 2019/525, 23 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama