İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/3376 K.2018/7454

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup…

Esas2018/3376Karar2018/7454Tarih28 Haziran 2018Okuma4 dk · 817 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2018/3376 E., 2018/7454 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Haziran 2018
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

817 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, oğulları ... n 1995 doğumlu olup, 4 yaşında iken yani 1999 yılından 2004 yılına kadar davalı doktor tarafından göz tedavisine tabi tutulduğunu, tedavinin ilk başında üçer aylık, daha sonra altı aylık aralıklarla sürekli ikamet ettikleri Savaştepe'den ...'e özel muayenehanesine tedavi ve kontrole gidildiğini, davalının tedavi ve muayane sırasında mesleğinde gerekli özeni ve dikkati göstermediğini, davalının muayene esnasında hiçbir zaman göz merceklerinin büyümesini ve dolayısıyla teşhisin doğru konulmasını sağlayan göz damlası kullanmadığını, ...

2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2006/441 Esas 582 Karar sayılı davalının beraatine ilişkin ilamının temyiz edildiğini, ceza yargılaması sırasında verilen 15/05/2006 tarihli Adli Tıp Kurumu'nun raporunda küçük Enes'in her iki gözünde doğuştan, bünyesel nistagmus hastalığı olduğu, hastanın bu nedenle az gördüğü, hekim tarafından reçetelendirilen gözlüğün kişinin klinik bulgularına göre uygun olmadığı, ancak bu gözlüğü kullanmasının kişide ek zarar oluşturmadığının rapor edildiğini, bu suretle doktorun teşhisinin yanlış olduğu,

yanlış tedavi ve teşhis sonucunda küçük Enes ve ailesini maddi ve manevi zararlara uğrattığını beyanla fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00TL. manevi, 5.000,00 TL. maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı, tedavi süresince hastanın görme seviyesinde artma olduğunu, bilgisayar muayane burgularına göre gözlük reçetesi düzenlendiğini, asıl sorunun hastanın doğuştan beri varolan ve tedavisi bilimsel olarak imkansız hastalığından kaynaklandığını, ayrıca Adli Tıp raporunda vurgulanan kapama tedavisinin de yapılmadığını, tedavisinin hastada herhangi bir tıbbi kayıp oluşturmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Davacıların eldeki dava ile, oğulları Enes Gül’ün göz hastalığının tedavisi için yaşadıkları... den, ...’e davalı doktorun özel muayenehanesine gidip gelmelerine rağmen çocuklarının tedavi olmadığını, davalının yanlış teşhis koyarak özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle yapmış oldukları yol masrafları, gözlük masrafları, iş ve güçten kalma zararları ile manevi zararın karşılanması talebidir.

Mahkemece, yargılama esnasında aldırılan 11-12.02.2010 tarihli Yüksek Sağlık Şurası’ndan alınan raporda; “..hekim tarafından verilen gözlüğün klinik bulgulara uygun olmadığı ancak bunun kişide ek zarar oluşturmadığı,... tıbbi belgeler değerlendirildiğinde klinik bulgulara uygun gözlük verilmemesi ve göz tembelliği tedavisinde çok önemli yer tutan kapama tedavisinin aile tarafından uygulanmaması halinde bile tıbbi anlamda bir kayıp olmadığı....” denilmiş; mahkemece de bu mütalaa uygun görülerek davanın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Bir davada, dayanılan maddi olguları hukuksal açıdan nitelendirmek ve uygulanacak yasa hükümlerini bulmak ve uygulamak HUMK.76. maddesi gereği doğrudan hakimin görevidir. Davanın temeli vekillik sözleşmesi olup, özen borcuna aykırılığa dayanılmıştır. (818 s. BK.

386-390) Vekil vekalet görevine konu işi görürken yöneldiği sonucun elde edilmemesinden sorumlu değil ise de, bu sonuca ulaşmak için gösterdiği çabanın, yaptığı işlemlerin, eylemlerin ve davranışların özenli olmayışından doğan zararlardan dolayı sorumludur. Vekilin sorumluluğu genel olarak işçinin sorumluluğuna ilişkin kurallara bağlıdır. Vekil, işçi gibi özenle davranmak zorunda olup, en hafif kusurundan bile sorumludur.

(BK.321/1 md.) O nedenle, hekimin ve hastanenin meslek alanı içinde olan bütün kusurları, hafif de olsa, sorumluluğun unsuru olarak kabul edilmelidir.

Vekil, hastasının zarar görmemesi için, mesleki tüm şartları yerine getirmek, hastanın durumunu tıbbi açıdan zamanında ve gecikmeksizin saptayıp, somut durumun gerektirdiği önlemleri eksiksiz biçimde almak, uygun tedaviyi de yine gecikmeden belirleyip uygulamak zorundadır. Asgari düzeyde dahi olsa, bir tereddüt doğuran durumlar da, bu tereddüdünü ortadan kaldıracak araştırmalar yapmak ve bu arada da, koruyucu tedbirleri almakla yükümlüdür.

Çeşitli tedavi yöntemleri arasında bir seçim yapılırken, hastanın ve hastalığın özellikleri göz önünde tutulmak, onu risk altına sokacak tutum ve davranışlardan kaçınılmak ve en emin yol seçilmelidir. Gerçekten de müvekkil (hasta), mesleki bir iş gören vekilden, tedavinin bütün aşamalarında titiz bir ihtimam ve dikkat göstermesini beklemek hakkına sahiptir. Gereken özeni göstermeyen vekil, BK.nun 394/1 maddesi hükmü uyarınca, vekaleti gereği gibi ifa etmemiş sayılmalıdır.

Mahkemece, alınan Yüksek Sağlık Şurası Kararı hekim tarafından verilen gözlüğün klinik bulgulara uygun olmadığını ancak ek zarar da oluşturmadığını mütalaa etmesi üzerine davanın reddine karar verilmiştir. Raporda davalının yaptığı tedavinin ek zarar oluşturmadığı belirtilmiş ise de, davacıların çocuğu için yararlı olmayan hatta hiç gerekmeyen bir tedavi yapılması nedeniyle doktorun özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı anlaşılmaktadır.

Nitekim raporda tedavinin, klinik bulgulara uygun olmadığı da belirtilmiştir. Bu durumda hakim BK.’nun 50. maddesinde yer alan ‘Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.’ hükmü ve 51. maddesinde yer alan ‘Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.

Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür.’ hükmü gereğince davacıların talepleri doğrultusunda uygun bir tazminat belirlemesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/3376, K. 2018/7454, 28 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/3376
Karar No
2018/7454
Tarih
28 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2018/3376 K.2018/4608
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/3377 K.2018/6928
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/3378 K.2018/7378
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/3378 K.2018/6854
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2018/3379 K.2018/4836
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2018/3379 K.2018/7140

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.