KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/3507 E., 2018/7370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı bozma ilamına uyularak davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ... davalıya ait gecekondunun ... ... Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında kendilerine devredildiğini, gecekondu için enkaz bedeli ödenmesi gerektiğini ve bu bedelin de ödendiğini, ancak davalının yapı bedelinin ödenmesi gerektiğinden bahisle aradaki fark bedeli için icra takibi yaptığını ileri sürerek icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak belgesiz edinilen yerde enkaz bedeli dışında yapı bedeline hak kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dava ...-... kentsel dönüşüm projesi kapsamında yapılan sözleşmeden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.Her ne kadar mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş ise de. Hukuk Genel Kurulunun kararından sonra içtihad değişikliği yapıldığı gerekçesiyle kabul edilen kısım üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bilindiği gibi içtihat değişikliği bir mevzuat değişikliği değildir.
Dolayısıyla içtihadın değişmiş olması başlangıçta davacının dava açmakta haksız olduğunu göstermez. O halde mahkemece, kabul edilen kısım üzerinden karar tarihinde yürülükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMUK'un 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/3507, K. 2018/7370, 27 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama