KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/3935 E., 2019/6965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mayıs 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, avukat olduğunu, davalılardan ... ile 16.03.2011 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi ile eşi adına kayıtlı aile konutuna rızası olmaksızın konulmuş olan ipoteğin kaldırılması amacı ile dava açılması konusunda anlaştıklarını, ...
Aile Mahkemesinin 2011/309 E. sayılı dosyası ile açtığı dava sonucunda 12.12.2012 tarihli karar ile ipoteğin kaldırılmasına karar verildiğini, kararda 10.050,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hükmedildiğini, ancak karardan sonra davalı ...’ın kendisine haber vermeksizin davalı banka ile anlaştığını ve sulh olduğunu, sulh nedeniyle davalı bankanın söz konusu 10.050,00 TL’yi ödemekten şifahen imtina ettiğini,
16.03.2011 tarihli sözleşmeden kaynaklı avukatlık ücretinin de ödenmediğini ileri sürerek 20.050,00 TL vekalet ücretinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulü ile 20.050,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...’ın tüm, davalı Banka ve davalı ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, eldeki dava ile müvekkili olan davalı ... adına açtığı ipoteğin kaldırılması davasının kabul ile sonuçlanmasından sonra tarafların sulh olduklarını, ancak akdi ve karşı yan vekalet ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek 20.050,00 TL vekalet ücretinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir. Davalılar, davanın reddini dilemiş.
Mahkemece, davacı ile davalı ... arasında imzalanan ücret sözleşmesi gereği 10.000,00 TL akdi ve 10.050,00 TL karşı yan vekalet ücretinin Avukatlık Kanununun 165. maddesi uyarınca davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Avukatlık Kanunun 165. maddesinde sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşmayla sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki tarafın avukat ücretinin ödenmesinden müteselsil borçlu sayılacakları öngörülmüştür.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.03.2019 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2017/6 Esas ve 2018/9 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, Avukatlık Kanununun 165. maddesinde düzenlenen "ücret dolayısıyla müteselsil sorumluluk" hallerinden olan "sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde" karşı tarafın avukatı lehine her iki tarafın müteselsil olarak ödenmesinden sorumlu olacağı avukatlık ücreti kapsamına avukat ile iş sahibi arasında yapılan avukatlık ücret sözleşmesine göre avukata ödenmesi gereken akdi vekalet ücretinin dahil olmadığına karar
verilmiştir. Bilindiği üzere İçtihadı Birleştirme Kararları bağlayıcı olup, resen dikkate alınması gerekmektedir. O halde mahkemece, davalı Banka ile davalı ...’ın davacı avukatın akdi vekalet ücretinden sorumluluğunun bulunmadığı gözetilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/3935, K. 2019/6965, 30 Mayıs 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama