İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/4076 K.2020/2685

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

Esas2018/4076Karar2020/2685Tarih25 Şubat 2020Okuma5 dk · 970 kelime

KÜNYE

13. Hukuk Dairesi 2018/4076 E., 2020/2685 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Şubat 2020
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

970 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı banka, davalılardan ...’nın 16/11/1998 tarihinde imzaladığı “Tüketici Kredisi Sözleşmesi” ile 3.955,62 TL’lik ve 12/11/1998 tarihli “Kredili Mevduat Sözleşmesi” ile 2.500,00 TL’lik kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmeleri kefil olarak imzaladıklarını ve borçluların kullandıkları bu kredileri ödemeyerek temerrüde düştüklerini, kredili mevduat sözleşmesi için 04/12/2000 tarihinde ve tüketici kredisi sözleşmesi için de 28/11/2000 tarihinde çekilen ihtarnameler ile borcun ödenmesinin istendiğini ancak, ödeme yapılmadığını belirterek dava tarihi itibariyle toplam 87.255,00TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı ... vekili duruşmalara katılmıştır.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Davacının, asıl borçlu olan ... hakkında verilen karara yönelik temyizine gelince;

Mahkemece, “ Davacı bankanın Sirkeci şube müdürü olan ... ile ... Gümrükçü ve ... ... ...'in birlikte bankayı aracı kılarak F profil ... A.Ş., ... Oto. Ltd. Şti., ... Şti, ...

Otomotiv lehine kredi temin etmek için şirket çalışanları borçlu gibi göstererek usulsüz kredi sözleşmeleri yapıldığı, bu sözleşmelerin şirket çalışanlara değişik beyanlarla yanıltılarak şirket merkezlerinde imzalatıldığı, kredilerin kefil olarak gösterilen şirketlere aktarıldığı böylece müdürün ve müdür yardımcısı ile şirket çalışanlarının dolandırıcılık suçu işlediği, böylece bankanın iki tirilyon parasının zimmetine geçirdikleri sabit olmuş, ve bankanın bu zararından bu kişilerin sorumlu tutulması gerektiği yukarıda belirtilen ...

3. Ağır Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile sabit olmuştur (...)Üstelik banka bu davada davalı olarak gösterilen şahıslara kredinin verilmediğini de bilmektedir. Zira kesinleşen 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ile kredilerin şirket çalışanlarına değil şirketlere aktarıldığı kesin hükümle sabit olmuştur. Bu nedenlerle kurumun verilen kredilerden doğan zararları ile ilgili olarak kredi sözleşmelerinde imzaları bulunan davalılar hakkında dava açmaları mümkün değildir.

Çünkü bu kararla sözleşmede imzası bulunan kişilerin sorumlu tutulamayacağı kesin hüküm nedeniyle kabul edilmelidir.” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Eldeki davayı davacı banka, davalılardan ...'nın asıl borçlu olarak imzaladığını iddia ettiği 16/11/1998 tarihli “Tüketici Kredisi Sözleşmesi” ve 12/11/1998 tarihli “Kredili Mevduat Sözleşmesi”ne dayanarak açmıştır. Dosyada bulunan sözleşme örneklerinden sözleşmeleri davalı ...'nın borçlu olarak imzaladığı açıkça anlaşılmaktadır.

Her ne kadar diğer davalılarında kefil olarak imzalarının bulunduğu görülmekte ise de banka müdürü ve müdür yardımcısı hakkında açılan ceza dava dosyasında kefil olan davalıların sözleşmeleri imzalamadıkları maddi vakıaları kararda tartışılmış ve kabul edilmiştir. Ne var ki, davalı olan sözleşmeleri asıl borçlu sıfatı ile imzaladığı iddia edilen ... hakkında ceza dosyalarında da kabul edilmiş bir vakıa bulunmamaktadır.

Davalı ... davaya gelip savunmada bulunmadığına göre, hakkındaki aleyhe olan iddiaları kabul etmediğinin kabulü gerekir.

Ne var ki, ortada da taraflar arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmeler bulunmakta olup, sözleşmeye konu paranın davalılara ödendiğine ilişkin makbuz dosyada bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı taraftan ilgili makbuzların dosyaya eklenmesi talep edilmiş ise de davacı, makbuzların ... 1. Tüketici Mahkemesinin 2005/736 esas sayılı dosyasında bulunduğunu belirtmiş, ancak makbuzlar bu dosyaya eklenmemiştir.

Bu durumda mahkemece, adı geçen davalının sözleşmelerdeki ve dosyaya eklenecek ödeme makbuzlarındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunun 6100 sayılı HMK’nın 169 vd. (HUMK.nun 230 vd) maddeleri gereğince isticvap davetiyesi gönderilmek suretiyle mahkemeye çağrılması, isticvap davetiyesine mazeretsiz olarak duruşmalara katılmaması ve imza örnekleri vermemesi halinde sözleşmelerdeki ve makbuzlardaki imzalarının kendisine ait olacağı hususlarının yazılması,

duruşmaya gelmesi halinde ise savunmasının ve imza örneklerinin alınıp, imza incelemesine esas sözleşme tarihinden önceki tarihli imzaları da getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptıarıda belirtilen ... 3. Ağır Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile sabit olmuştur (...)Üstelik banka bu davada davalı olarak gösterilen şahıslara kredinin verilmediğini de bilmektedir.

Zira kesinleşen 3. Ağır Ceza Mahkemesi dosyası ile kredilerin şirket çalışanlarına değil şirketlere aktarıldığı kesin hükümle sabit olmuştur. Bu nedenlerle kurumun verilen kredilerden doğan zararları ile ilgili olarak kredi sözleşmelerinde imzaları bulunan davalılar hakkında dava açmaları mümkün değildir.

Çünkü bu kararla sözleşmede imzası bulunan kişilerin sorumlu tutulamayacağı kesin hüküm nedeniyle kabul edilmelidir.” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Eldeki davayı davacı banka, davalılardan ...'nın asıl borçlu olarak imzaladığını iddia ettiği 16/11/1998 tarihli “Tüketici Kredisi Sözleşmesi” ve 12/11/1998 tarihli “Kredili Mevduat Sözleşmesi”ne dayanarak açmıştır. Dosyada bulunan sözleşme örneklerinden sözleşmeleri davalı ...'nın borçlu olarak imzaladığı açıkça anlaşılmaktadır. Her ne kadar diğer davalılarında kefil olarak imzalarının bulunduğu görülmekte ise de banka müdürü ve müdür yardımcısı hakkında açılan ceza dava dosyasında kefil olan davalıların sözleşmeleri imzalamadıkları maddi vakıaları kararda tartışılmış ve kabul edilmiştir. Ne var ki, davalı olan sözleşmeleri asıl borçlu sıfatı ile imzaladığı iddia edilen ... hakkında ceza dosyalarında da kabul edilmiş bir vakıa bulunmamaktadır.

Davalı ... davaya gelip savunmada bulunmadığına göre, hakkındaki aleyhe olan iddiaları kabul etmediğinin kabulü gerekir.

Ne var ki, ortada da taraflar arasında imzalandığı iddia edilen sözleşmeler bulunmakta olup, sözleşmeye konu paranın davalılara ödendiğine ilişkin makbuz dosyada bulunmamaktadır. Mahkemece, davacı taraftan ilgili makbuzların dosyaya eklenmesi talep edilmiş ise de davacı, makbuzların ... 1. Tüketici Mahkemesinin 2005/736 esas sayılı dosyasında bulunduğunu belirtmiş, ancak makbuzlar bu dosyaya eklenmemiştir.

Bu durumda mahkemece, adı geçen davalının sözleşmelerdeki ve dosyaya eklenecek ödeme makbuzlarındaki imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunun 6100 sayılı HMK’nın 169 vd. (HUMK.nun 230 vd) maddeleri gereğince isticvap davetiyesi gönderilmek suretiyle mahkemeye çağrılması, isticvap davetiyesine mazeretsiz olarak duruşmalara katılmaması ve imza örnekleri vermemesi halinde sözleşmelerdeki ve makbuzlardaki imzalarının kendisine ait olacağı hususlarının yazılması,

duruşmaya gelmesi halinde ise savunmasının ve imza örneklerinin alınıp, imza incelemesine esas sözleşme tarihinden önceki tarihli imzaları da getirtilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sözleşmelerdeki ve makbuzlardaki imzaların adı geçen davalıya ait olup olmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/02/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/4076, K. 2020/2685, 25 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2018/4076
Karar No
2020/2685
Tarih
25 Şubat 2020

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/4077 K.2020/6779
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2018/4077 K.2020/1737
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2018/4079 K.2020/2636
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2018/4080 K.2020/1417
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2018/4080 K.2020/1024
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2018/4080 K.2020/493

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.