KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/4377 E., 2020/2694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ... ili Merkez ilçe ... mahallesi 50 ada 108 parsel kat.2 No:25 sayılı bağımsız bölümü 14/12/2010 tarihinde dava dışı ...'dan satın aldığını, ...'nın daha evvel bu yere ...'tan konut kredisi kullandığı ve bankaya 6 taksit konut kredisi borcu kaldığının söylendiğini, satıcı ...'nın ...'a olan bakiye konut kredisi borcunu bankaya kendisinin ödeyip tapuyu üzerine aldığını başka borç kalmadığını, banka tarafından tapudaki ipotek şerhinin kaldırılmadığını, ihtar çekilmesine rağmen de kaldırılmadığını belirterek, 18/05/2006 gün ve 4006 yevmiye nolu ipotek şerhinin hükmen fekkine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının taşınmazı satın aldığı dava dışı ... ile davalı banka arasında imzalanan konut kredi sözleşmesi gereğince kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen ipoteğin fekkine ilişkindir. Davacı tarafından kredinin tamamen ödenerek kapatıldığı ve davalı bankanın ipoteğin fekki için gerekli işlemleri yerine getirmediği dosya kapsamından sabittir. İpoteğin fekkine ilişkin davalarda dava değeri ipotek akit tablosundaki ipotek bedelidir. Bu durumda, davada ipotek bedeli olan 60.000,00 TL üzerinden nispi harca hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/4377, K. 2020/2694, 25 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama