KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2018/5013 E., 2019/12132 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davalı ... Bşk.lığı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat...'ın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı birliğin avukatlık ve hukuki müşavirliği görevini üstlendiğini, kendisine aylık maaş ödemesi yapıldığını, girdiği dosya başına da Asgari Ücret Tarifesine göre ücret ödeneceğini belirtmiş, kurumun kapanması ile takip ettiği her dosya için ayrı ayrı hak etmiş olduğu toplam 5.250,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 22.06.2015 tarihli ilamı ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece davanın reddine ilişkin verilen ilk karar, Dairemizin 22.06.2015 tarihli ilamı ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sırasında 03.01.2017 havale tarihli ıslah dilekçesiyle davacı dava değerini 45.550,00 TL'ye çıkarmış, mahkemece ıslah edilen talep dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa ki, 4.2.1948 tarih, 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu nedenle davacının ıslahtan önceki talebi dikkate alınarak hüküm kurulması gerekirken, mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2018/5013, K. 2019/12132, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama