KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2019/2943 E., 2019/7398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 18.02.2008 tarihinde davalıların ...Bankası Kemer şubesindeki hesabına 15.000,00 TL'sini “şahsi borç verme“ açıklaması ile havale ettiğini, borcun geri ödenmemesi üzerine yapılan icra takisine davalıların itiraz etmesi üzerine itirazın iptali davası açıldığını, sehven davanın takipsiz bırakılması neticesinde ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/358 sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve temyiz edilmemesi üzerine kesinleştiğini ileri sürerek, şahsi borç verilen 15.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 15.000,00 TL'nin dava tarihi olan 07.04.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarça temyiz edilmiştir.
1-Davalıların temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; davacı, davalılara borç olarak vermiş olduğu 15.000,00 TL'sini temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi birlikte ödenmesini talep etmiş olup, mahkemece, davanın kabulü ile, 15.000,00 TL'nin dava tarihi olan 07.04.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline hükmedilmiştir.
6098 sayılı B.K.’nun 117. maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu somut uyuşmazlık itibariyle; davacı tarafından, dava konusu alacağın tahsiline dair 14.01.2013 tarihinde davalılar aleyhine icra takibi yapılmış olup, bu icra takip tarihi itibariyle davalıların temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece davacının talebi ile de bağlı kalınarak hükmedilen alacağa 27.05.2013 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/2943, K. 2019/7398, 18 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama