KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2019/3061 E., 2020/2851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca katılma yoluyla, davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı idarenin birikmiş icra dosyalarının tahsilatını hızlandırmak ve kadrolu avukatları üzerindeki yükü hafifletmek amacıyla davalı ile aralarında 01.08.2003 tarihinde sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 7/a maddesine göre o tarihte geçerli olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, yine 7/b maddesinde “asıl alacak, faiz ve masraf gibi idare alacakları tahsil edildikten sonra, idare lehine hükmedilen avukatlık ücretinin %70’i avukata ödenecektir’’ düzenlemesi ile ücretinin % 30’unu kestiğini ileri sürerek sözleşmenin 7/a ve 7/b maddesinden doğan ücret alacaklarının şimdilik 155.000,00 TL’sinin hak kazandığı tarihlerden itibaren reeskont faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı taleplerin zamanaşımına uğradığını, sözleşmeyi iradesi ile imzaladığını, şartları kabul ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, 155.000,00 TL'nin dava tarihi olan 18/07/2011 tarihinden itibaren işlenecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı vekilince süresinde sunulan cevap dilekçesiyle alacağın zamanaşımına uğradığı itirazında bulunulmuş olmasına rağmen, mahkemece HMK m.142 hükmü gereği tahkikata başlanmadan önce zamanaşımı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmediği gibi nihai kararın gerekçesinde de zamanaşımı itirazı değerlendirilmemiştir. Mahkemece, zamanaşımı itirazı hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmeden davanın esası hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/3061, K. 2020/2851, 26 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama