KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2019/414 E., 2019/1745 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
430 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, iki bloktan oluşan bir taşınmazın satışı hususunda davalı ile anlaşma imzaladıklarını, davalının sözleşme gereği ödemesi gereken 2.000.000 Euro'yu sözleşmede yazılı sürelerde ödemediğini ve eksik ödeme yaptığını, sözleşmenin 5. maddesine göre ödemesi gereken 10.000,00 TL kaporayı ödemediğini, sözleşmenin 3. maddesinde yazılı teminatı da vermediğini beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 19.620,00 TL'nin devir tarihi olan 06.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Birleşen davayla davacı aynı nedenlere dayanarak bu sefer fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000 Euro'nun faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yargılama sırasında davacı verdiği ıslah dilekçesiyle talebini 722.323,44 TL olarak arttırmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece,davanın ve birleşen davanın kabulü ile. 722.323,44 Türk Lirasının, 98.900,00 Türk Lirasının 15.12.2010 tarihinden itibaren bakiye 623.423,44 Türk Lirasının 23.11.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Davacı, 11.03.2015 tarihinde mahkemeye sunduğu ıslah dilekçesi ile talep ettiği alacak miktarını artırmıştır.
Hal böyle olunca, hükmedilen alacağa dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden dava tarihinden itibaren ıslah dilekçesi ile talep edilen miktara ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HMK'nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/414, K. 2019/1745, 13 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama