KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2019/6635 E., 2020/779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2020
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile ..... No:31/A ... adresindeki işyerinin kiralaması için kira sözleşmesine aracılık yapma sözleşmesi yapıldıktan sonra taşınmaz sahibi ile davalı bir araya getirtilerek davalı teklifinin iletildiğini, sonrasında davalının kendisini saf dışı bırakarak taşınmazı ortağı adına kiraladığını, davalının kendi unvanı olan... Kokoreç adlı işletmeyi açtığını, ancak komisyon ücretini ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL alacağın kiralama tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 26.12.2013 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 54.374,40 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, tellalık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Oysa ki davalı, davada bir vekille temsil edilmemiş olduğundan, yararına vekalet ücretine hükmedilemez. O halde, davada vekille temsil edilmemiş olan davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/6635, K. 2020/779, 30 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama