KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2019/916 E., 2019/3041 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00 TL üzerinden açtığı davanın Cizre Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/1001 E - 2014/465 K. sayılı kararı ile kabul edildiğini ve kararın Yargıtayca onandığını, yargılama sırasında daha fazla alacaklarının bulunduğunun anlaşılması nedeni ile eldeki ek davayı açtıklarını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin alacak tutarı olan 225.536,14 TL alacağın 25.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek T.C.Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ek davanın kabulü ile 225.536,14 TL'nin ilk dava (Cizre Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/1001 Esas 2014/465 Karar) tarihi olan 25.07.2012 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki dava ile Yargıtayca onanarak kesinleşen Cizre Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/1001 E - 2014/465 K. sayılı kararı ile saklı tutulmasına karar verilen 225.536,14 TL alacağın faizi ile davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Ne var ki; davalı cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuş olup, Mahkemece davalının zamanaşımı def’i hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Mahkemece, öncelikle davalının zamanaşımı savunması hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken, bu konuda bir karar verilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2019/916, K. 2019/3041, 7 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama