KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2020/486 E., 2020/2413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
460 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ve katılma yoluyla davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kullandığı konut kredisi ile ilgili olarak davalı banka ile anlaşarak borcunu ödemek suretiyle ibralaştıklarını, taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılmasına ilişkin bankaya 09/07/2014 tarihli dilekçe sunduğunu, ancak davalı banka tarafından taşınmaz üzerine konulan ipoteğin kaldırılmadığını ileri sürerek, ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının ipotek fek talebini içeren 10/07/2014 tarih yazısı üzerine davacıya, şube tarafından 11/07/2014 tarihli yazıyla ipotek fek yazısının hazır olduğu, tapu terkin harcı olan 17,50 TL'nin Tapu Sicil Müdürlüğü hesabına yatırılarak dekontun teslimi ile gerçekleştirilebileceğinin bildirildiğini, davacının ödemek zorunda olduğu 17,50 TL'yi ödememe yolunu seçtiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacı ... adına tapuda tescilli bulunan ...Mahallesi, ... Mevkii, 150 Ada, 10 Parselde bulunan, 1/6 arsa paylı, A blok, zemin kat, 2 nolu bağımsız bölüm tapu kayıtları üzerinde davalı ... A.Ş. lehine 17/05/2007 tarihinde 6770 yevmiye no ile 1. derecede tesis edilen 350.000,00 TL bedelindeki ipoteğin fekkine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ile davalı banka arasında imzalanan konut kredi sözleşmesi gereğince kredi sözleşmesinin teminatı olarak verilen ipoteğin fekkine ilişkindir. Davacı tarafından kredinin tamamen ödenerek kapatıldığı ve davalı bankanın ipoteğin fekki için gerekli işlemleri yerine getirmediği dosya kapsamından sabittir. Mahkemece, maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. İpoteğin fekkine ilişkin davalarda dava değeri ipotek akit tablosundaki ipotek bedelidir. Bu durumda, davada ipotek bedeli olan ve dava değeri olarak gösterilen 350.000,00 üzerinden nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK.’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/486, K. 2020/2413, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama