KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2020/539 E., 2020/3053 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kredi üyelik sözleşmesi gereğince davalıdan alacaklı bulunduğunu, ve davalı aleyhine genel haciz yoluyla takipte bulunduğunu ancak, davalının ödeme emrine itiraz ettiği için icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, bankaya borcu bulunmadığını ve kredi sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın reddine, dava değeri olan asıl alacak miktarının %20'sine tekabül eden 3031,50 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır. Eldeki davada davacının kötüniyetli olduğu ispat edilememiştir.
Hal böyle olunca, davacının kötüniyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması usulün 438/son maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/539, K. 2020/3053, 9 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama