KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2020/698 E., 2020/3432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, taşınmaz alımı için banka kanalıyla davalıya 100.000,00 TL para gönderildiğini, taşınmaz devri yapılmadığı gibi paranın da iade edilmediğini, paranın iadesi için başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, söz konusu paranın o dönem şirketin ortağı olan vefat eden babası tarafından bağış amaçlı gönderildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, davacı, 100.000,00 TL üzerinden davasını harçlandırmış, mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiş ve davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Oysa ki, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesine göre; “(1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 9 uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10 uncu maddenin üçünçü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası,
16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” Buna göre temyiz eden davalı lehine yukarıda yer verilen hükümler çerçevesinde nisbi vekalet ücreti hükmedilmesi gerekirken, yukarıda yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/698, K. 2020/3432, 25 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama