KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2020/844 E., 2020/3457 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mart 2020
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla ... 6. Asliye Hukuk Mahkemesince 2016/1284 esas 2018/548 karar sayılı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 2019/88-2019/1266 karar sayılı kararının süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kurulacak ortaklık ve yapılacak işler için banka kanalıyla davalıya toplamda 150.000,00 TL gönderdiğini, gönderilen bu para ile davalı tarafından herhangi bir iş yapılmadığı gibi iade de edilmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıyı tanımadığını, davacı ile babasının ticaret yaptığını, babasının istemesi üzerine hesap numarası verdiğini, davacının babasına borcu olduğu için bu parayı aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince, davalının uhdesinde bulunan 150.000,00 TL’nin geçerli bir hukuki nedenle bulunduğunu iddia ve ispat edemediği, bu nedenle davalının haksız olarak zenginleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 150.000,00 TL’nin 09.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince, davanın ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, havale dekontlarında paranın ödünç olarak gönderildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davalının gönderilen parayı kabul etmekle birlikte paranın borç olarak değil babasının borcunu ödemek için gönderilen para olduğunu savunarak vasıflı ikrarda bulunduğu, vasıflı ikrar bölünemeyeceği için davalının ispat yükü altında olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğu, davacının ibraz ettiği belgelerle iddiasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken ispat yükünün ters çevrilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2020/844, K. 2020/3457, 25 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama