KÜNYE
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2011/22339 E., 2013/11085 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2013
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma
Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanık ...'in yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 04.11.2008 gün ve 2008/191 Esas, 2008/669 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi: Sanığın yokluğunda verilen Hatay 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.11.2008 tarihli kararının temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine, sanık müdafii tarafından 03.03.2009 tarihli dilekçe ile kararın kanun yararına bozulması talebinde bulunulduğu,
Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 16.01.2010 tarihli değerlendirilmesine göre ise, ilgili kararda kanun yollarına başvuru şeklinin eksik gösterilmesi ve gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilmemesi nedenleriyle kararın kesinleşmemiş olduğu, bu nedenle sanık müdafii tarafından 03.03.2009 tarihinde verilen kanun yararına bozma talepli dilekçenin temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği kararına varıldığı anlaşılmış olmakla.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07.11.2006 gün ve 2006/213-229 Karar sayılı ilamında ayrıntısı açıklandığı üzere.
CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı kanunun 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, 04.11.2008 günlü kararda ise başvuru şekli, sürenin başlangıcı konusunda tebliğ ya da tefhim tarihinden hangisinin esas alınacağı ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceği belirtilmeyerek anılan hükümlere aykırı davranıldığı ve gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşıldığından sanık müdafiin 03.03.2009 tarihli kanun yararına bozma talepli dilekçesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2011/22339, K. 2013/11085, 6 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama