KÜNYE
(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/15087 E., 2013/8496 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2013
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma
Irza geçme, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanıklar ..., ... ile ...'ün ve ırza geçme, reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma, sarkıntılık, ırza geçmeye teşebbüs suçlarından sanık ...'ün yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar ... ile ... ırza geçme suçundan mahkûmiyetleri ile diğer atılı suçtan beraatlerine, sanık ...'nin atılı suçlardan beraatine, sanık ...'in sarkıntılık eylemi ırz ve namusa tasaddide bulunma kabul edilerek bu suçla ırza geçme suçundan mahkûmiyetine ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan beraatine dair ...
Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 15.02.2006 gün ve 2005/1 Esas, 2006/12 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi müşteki Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (...) vekili ile sanıklar ..., ... ve ... müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıkların koruma altında bulunan mağdure ... karşı işlediği suçlardan dolayı görülmekte olan kamu davasına iştirak eden müşteki kurum vekili olay nedeniyle sanıklardan şikâyetçi olduklarını beyanla katılma talebinde bulunmuş ise de;
CMK.nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurenin şikâyetçi olduğu, tevdi kararı sonrası mağdureyle ilgili olarak temin edilen koruma kararına göre hüküm tarihinden önce mağdurenin koruma altında bulunduğu ve müşteki kurum vekilinin de sanıkların cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure ... (...) davaya katılmasına ve müşteki ... vekili Av. ... katılan kurum vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle, sanıklar müdafilerinin yanı sıra katılan ... vekilinin de temyizi üzerine yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında düzenlenen 07.03.2005 günlü, 2005/134 Es- 2005/6 İdd. sayılı iddiname ile mağdureye karşı ırza geçmeye teşebbüs suçundan dolayı cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmasına rağmen, mahkemece bu suçla ilgili olarak herhangi bir karar verilmediği anlaşıldığından, bu konuda mahal mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür.
Sanık ... hakkında ırz ve namusa tasaddide bulunma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde;
Oluşa uygun kabule göre, sanığın işlediği ırz ve namusa tasaddide bulunma suçunun 765 sayılı TCK.nın 415/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanunun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ilave dava zamanaşımına tâbi bulunduğu, suç tarihi olan 28.12.2004'ten inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca bu suçtan görülen davanın zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ..., ... ile ... haklarında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükümleri ile reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçundan verilen beraat kararlarının ve sanık ... hakkında atılı suçlardan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
Hükümlerden sonra mağdureye karşı ırza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarını işleyen sanık ...'ın temyiz safhasında adı geçen mağdure ile 19.07.2007 tarihinde resmî nikah kıyarak evlendiği, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) aracılığıyla alınan nüfus aile kayıt tablosundan anlaşıldığından, vâki evlilik nedeniyle sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK.nın 7/2. maddesine göre suç tarihi itibarıyla lehe olan 765 sayılı TCK.nın 434/1. maddesi uyarınca davaların teciline ve sanıklar ..., ... ile ... haklarında ise aynı Kanunun 434/son maddesi uyarınca davaların düşmesine karar verilmesi zorunluluğu,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2012/15087, K. 2013/8496, 3 Temmuz 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama