KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2014/11155 E., 2016/537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2016
- Mahkemesi
- ... Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanık ...), çocuğun basit cinsel istismarı (sanık ...), çocuğun basit cinsel istismarı, beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, fuhuş (sanık ...), beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanık ...
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan mağdure vekilinin sanıklar ... ve ... haklarında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyizinin incelenmesinde;
Kayden 07.09.1996 doğumlu olan mağdurenin onaltı yaşı içerisinde bulunduğu 27.01.2012 günlü duruşmada ... dışındaki sanıklardan şikâyetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaşı nedeniyle tayin edilen vekilin sanıklar ... ve ... yönünden davaya katılma ve hükümleri temyize hakkı bulunmadığı gibi ... hakkında 02.03.2011 günlü duruşmada verilen katılma kararının da hükümsüz kaldığı anlaşıldığından, mağdure vekilinin sanıklar ... ve ... haklarındaki hükümlere yönelik temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
Sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan mağdure vekilinin temyizinin incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik mağdure vekili ile sanık müdafiin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında görülmekte iken 16.05.2012 günü bu dosya ile birleştirilmesine karar verilen dosyanın soruşturma evresinde 13.06.2011 günü sanıktan şikâyetçi olmasına rağmen bu sanık hakkındaki dava yönünden kovuşturma evresinde beyanı alınamayan mağdurenin vekiline kovuşturma evresinde CMK'nın 238/2. maddesi uyarınca davaya katılmak isteyip istemediği sorulmamış ise de.
CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, mağdure vekilinin yargılama aşamasında sanığın cezalandırılmasını isteyip, mahkemece verilen hükmü de temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurenin katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdure ...'nın sanık ... hakkındaki davalara katılmasına,
vekili Av. ...'ün katılan mağdure vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle, katılan mağdure vekilinin mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ve sanık müdafiin vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine yönelik temyizleri üzerine yapılan incelemede gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargılama sırasında kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren ve beraat eden sanık için hazine aleyhine maktu vekâlet ücretine karar verilmeyerek 5271 sayılı CMK'nın 327/2. maddesine aykırı davranılması,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/11155, K. 2016/537, 21 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama