KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2014/2397 E., 2016/1798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğa iftira atması için neden bulunmayan onbir yaşı içerisindeki mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımları, bu ifadeleri doğrulayan katılanlar ile tanıkların beyanları, tanık.....'ın beyanlarının aşamalarda çelişki içermesi, savunma, olaydan çok sonra alınan doktor raporunda anal bölgede bulgu bulunmaması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun mağdura anal yoldan organ sokup sokmadığı hususunun şüphede kalması ve tüm dosya içeriğine göre;
olay günü ..... ilçesi ....Köyünde suça sürüklenen çocuk ile mağdurun birlikte arazide hayvan güttükleri sırada, suça sürüklenen çocuğun cebir kullanarak mağdurun anal bölgesine cinsel organını sürtmek suretiyle basit cinsel istismarda bulunduğu ve eylem sonucunda mağdurun ruh sağlığının bozulduğunun sabit olması nedeniyle, hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında.
5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi zorunluluğu da gözetilerek suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/2397, K. 2016/1798, 25 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama