KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2014/3150 E., 2016/2380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanıklar ... ve ...haklarında kurulan hükümlerin temyiz incelemesine gelince;
Oluş ve tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde mağdureyle sanık ...'in anlaşarak evlenmeye karar verdikleri, cinsel ilişkiye girmeleri durumunda ailelerinin evlenmelerine izin vereceklerini düşünerek...'in mağdureyle cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın cinsel ilişkiye girdiği, ilişkiyi sonradan öğrenen sanıkların bu durumu kabullenmek zorunda kaldıkları ve ailelerin de katılımıyla düğün yapıp gayriresmî evlenerek karı koca hayatı yaşamaya başladıkları olayda;
sanıklar, ... ile ...'nın yaşam koşulları gereği sosyal konumları, savunmaları, kırsal bölgelerdeki örf, adet kuralları ile olayın oluş ve ortaya çıkış şeklinden kaynaklanan zaruret haline göre, suç kastı içinde hareket etmeleri düşünülemeyeceğinden beraatleri yerine, yazılı şekilde mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/3150, K. 2016/2380, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama