KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2014/3155 E., 2016/713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2016
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi (Asliye Ceza Mahkemesi)
- Suç
- Cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Düşünce
- Onama
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre; sanığın mağdureyi kendisine ait cep telefonundan ısrarla arayıp mağdurenin sesini dinleyerek telefonu kapatma ve daha sonra mağdurenin telefonuna 04.03.2011 tarihli tutanakla tespit edilen cinsel amaçlı mesajları atma şeklindeki eylemlerinin kül halinde TCK'nın 105. maddesinde düzenlenen zincirleme olarak cinsel taciz suçunu oluşturacağı gözetilmeden, TCK'nın 42. maddesinde tanımlanan bileşik suç kuralına göre cinsel taciz suçunun unsuru niteliğindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma fiilinden de ayrıca hüküm kurulması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki, "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi,
her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla aynı Kanunun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının bir kısmını iptal etmesi karşısında; anılan hususlar nazara alınarak yeniden değerlendirilme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/3155, K. 2016/713, 26 Ocak 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama