KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2014/6468 E., 2017/1390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35. maddesine göre algılama ve yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığını takdir yetkisinin mahkemeye ait olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 62 ilâ 73. maddeleri arasında düzenlenen bilirkişi incelemesine ilişkin hükümlere ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 20/4. maddesine göre de, hakimin gerekirse bu konuda tam kanaat sahibi olabilmesi için sosyal inceleme raporu ile birlikte adli tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunlu hallerde uzman hekimden görüş de alabileceğinin hüküm altına alındığı,
mevcut düzenlemeler karşısında alınan raporların bizzat duruşmada yapılan gözlemle birlikte irdelenerek TCK'nın 31/2. maddesine göre oniki-onbeş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediğinin belirlenmesinden sonra hüküm kurulması gerekirken bu konuda herhangi bir sosyal inceleme raporu aldırılmaksızın ve suça sürüklenen çocuğun suçla ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2014/6468, K. 2017/1390, 16 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama