KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2015/5175 E., 2015/10253 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2015
- Tebliğname No
- 3 - 2012/229568
- Mahkemesi
- Gelibolu Asliye Ceza Mahkemesi
- Tarihi
- 26.04.2012
- Numarası
- 2007/129 Esas, 2012/80 Karar
- Suç
- Tüm sanıklar için kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, ayrıca sanık H... için kasten yaralama ve hakaret; sanıklar K..., K..., A... ve H... için kasten yaralama
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığının belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiğinden, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3.000 TL'ye kadar ( 3.000 TL dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, sanıklar H...,
K... ve A... haklarında kasten yaralama suçundan verilen cezaların tür ve miktarları itibariyle kesin olup hükümlerin temyizi mümkün bulunmadığından; ayrıca sanık K... hakkında tehdit ve sanık H... hakkında hakaret suçlarından CMK'nın 231/5. maddesi hakkında tehdit, sanık H... hakkında hakaret suçlarından CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca verilen hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesine göre itirazı kabil nitelikte olduğu ve itirazların merciince incelenerek reddedildiği anlaşıldığından,
sanıklar K... ve K... müdafileri ile sanıklar A..., H... ve H...'nın temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık H... hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümler ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar K..., E..., S..., A..., K..., A... ve H... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve sanık H... hakkında kasten yaralama suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde,
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, beraati ve sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanıklar K..., S... ve K... müdafileri ile sanıklar A..., H..., A..., E... ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık K... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen beraat kararı ile adı geçen diğer sanıklar haklarında atılı suçlardan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin ONANMASINA,
Sanıklar H..., H... ve İ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık H...'nın suç tarihi itibariyle onsekiz yaşından küçük olduğu halde 5237 sayılı TCK'nın 53/4. maddesine aykırı olarak hakkında aynı Kanunun 53/1. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi ve suç tarihinde herhangi bir adli sicil kaydı da bulunmadığı halde TCK'nın 51. maddesinde öngörülen koşullar tartışılmadan “şartları oluşmadığından” bahisle anılan maddenin uygulanmaması,
Sanıklar H... ve İ... müdafileri esas hakkındaki savunmalarında lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ettikleri halde adli sicil kayıtları bulunmayıp tekrar suç işleyemeyecekleri konusunda da olumlu kanaat oluştuğu ifade edilerek hapis cezaları ertelenen sanıklar haklarında 5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesindeki hususlar tartışılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ''şartları oluşmadığından'' şeklindeki kanuni olmayan yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına hükmedilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2015/5175, K. 2015/10253, 5 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama