KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2015/8230 E., 2015/11553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2015
- Tebliğname No
- KYB - 2015/286615
Karar Metni
363 kelime·2 dk okuma
Şantaj ve çocuğun cinsel istismarı suçlarından şüpheli E.. P.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Manisa Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12.12.2014 tarihli ve 2014/16569 soruşturma, 2014/9802 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik mağdure vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Manisa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.01.2015 tarihli ve 2015/83 Değişik İş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre. şüphelinin ifadesine ve aradan yedi ay gibi bir süre geçtikten sonra şikâyette bulunulması nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 160. maddesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, sosyal hizmet uzmanı İ...
A...'ün mağdure çocuğun cinsel istismar olayının bilincinde ve sözlerine itibar edilebilir olduğuna ilişkin raporu, doktor raporu ile mağdure E... K...'un istikrarlı ve samimi ifadesi ve babası H... K...'un ifadesi ile tanık K... Z...
T...'nın, mağdure ile şüphelinin geceleyin aynı araçta ve bir gün sonrasına kadar aynı evde yalnız kaldıklarına ilişkin ifadesine göre, şüphelinin atılı suçları işlediğine dair kamu davası açmaya yeterli delil bulunduğu, delillerin mahkemesince değerlendirilmesinin gerektiği,
nitekim yükletilen şantaj suçunun da tarihinin şikâyet tarihinden hemen önce olması nazara alındığında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 03.08.2015 gün ve 94660652-105-45-3493-2015-15771/51361 sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2015/8230, K. 2015/11553, 10 Aralık 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama