KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2015/856 E., 2015/4838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2015
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma
Suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun basit cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından yapılan yargılama sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan beraati ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine dair Uşak 2. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.06.2011 gün ve 2010/407 Esas, 2011/302 Karar sayılı hükmün suça sürüklenen çocuk ve müdafii, sanıklar ve katılan ... vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 03.11.2014 gün ve 2013/1674 Esas, 2014/12033 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.01.2015 gün ve KD-2011/400409 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı ...nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 03.11.2014 gün ve 2013/1674 Esas, 2014/12033 Karar sayılı onama kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı ...nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA, karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk ...'a 5271 sayılı Kanunun 150/2. maddesi uyarınca baroca görevlendirilen zorunlu müdafiye ödenen avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiş ise de.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesinde şüpheli veya sanığın “müdafii tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunması ve adaletin selametinin de gerektirmesi halinde, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın yardımından ücret ödemeksizin yararlanabilme hakkının bulunduğunun açıklandığı,
iç hukukumuzda ve tarafı bulunduğumuz sözleşmede mevcut bu ilkeler karşısında, AİHS’nin temel hakka ilişkin hüküm içeren 6. maddesinin, iç hukukumuzda aynı konuda kanun ve yönetmeliklerle getirilen ve yukarıda işaret edilen düzenlemelere nazaran öncelikle uygulanması gerektiği, zorunlu müdafiin suça sürüklenen çocuğun yaşı itibarıyla istemi aranmaksızın görevlendirilmesi ve dosyadaki bilgilerden mali geliri bulunmadığının anlaşılması karşısında, zorunlu müdafii ücretinin suça sürüklenen çocuk ...'a yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi ayrıca 5271 sayılı
-2- Ceza Muhakemesi Kanununnun 324/4. maddesinde yer alan, ''Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir.'' hükmü gereği, söz konusu miktarın altında kalan 17.5 TL'lik yargılama giderinin devlet hazinesine yüklenmesine karar verilmesi gerekirken, suça sürüklenen çocuk ve sanıklardan ayrı ayrı tahsiline hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, suça sürüklenen çocuk ve müdafii, sanıklar ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasında yargılama giderlerine ilişkin bölümde yer alan “Aşağıda dökümü yazılı ( ) TL yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı tahsiline.” ibaresi çıkartılarak,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2015/856, K. 2015/4838, 23 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama