KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2015/9172 E., 2016/2160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı, tehdit
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümlerin O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi ve sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle, 02.03.2016 Çarşamba saat 13.30’a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafii Av. ...'a çağrı kâğıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Ünal Haney hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık ... müdafii Av. ...'ın duruşmaya gelmediği, 01.03.2016 tarihinde çekmiş olduğu faks ile İzmir ili tutuklu duruşmaları olduğunu belirten faks gönderdiği anlaşıldı.
Yargıtaydaki duruşmaların ilk derece mahkemelerine göre öncelikli olduğundan sanık müdafii Av. ...'ın erteleme talebinin reddine,
Yargıtay Cumhuriyet Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek, vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştır.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "13.12.2010" yerine "13.12.2012" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde basit cinsel saldırı suçundan kurulan hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek,
lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi, her iki kanunla ilgili uygulamanın, denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi ve Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 günlü,29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi yönünden kısmi iptal kararı verildiğinden, anılan husus nazara alınarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden oluşa göre, sanığın elinde tuttuğu cam parçası ile mağdureye yönelik basit cinsel saldırı eylemini gerçekleştirdikten sonra, bu cam parçasının korkutucu etkisinden de yararlanmak suretiyle "seni daha önceden de takip ettim, bu olanları birine anlatırsan gelir sana tecavüz ederim" biçiminde sözlerle tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında, TCK'nın 106/2.a maddesi uyarınca cezalandırılması gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle aynı Kanunun 106/1-c.1 maddesine göre mahkûmiyet hükmü kurulması,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2015/9172, K. 2016/2160, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama