KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2015/9293 E., 2016/2025 K.·Suça Sürüklenen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Çocuk
- ...
- Suç
- Irza geçme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Düşünce
- Bozma ve düşme
Karar Metni
383 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan mağdur vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Kovuşturma evresinde beyanının alındığı 05.10.2005 tarihi itibariyle onsekiz yaşını doldurmuş olan mağdurun ifadesinde suça sürüklenen çocuktan şikayetçi olduğunu ancak davaya katılmak istemediğini belirtmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen mağdur vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığı gibi mahkemece önceden verilen katılma kararı da hukuki değerden yoksun bulunduğundan, vâki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin onbirinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının keşinleşmesi koşuluyla ikinci suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede;
11.03.2011 tarihli karar ile suça sürüklenen çocuk hakkında ırza geçme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ve suça sürüklenen çocuğun üç yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, anılan kararın 21.03.2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra 28.01.2013 tarihinde kasıtlı yeni bir suçun işlendiği ve bu suçtan verilen mahkûmiyet kararının kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 21.03.2011 tarihinden ikinci suçun işlendiği 28.01.2013 tarihine kadar dava zamanaşımının 1 yıl 10 ay 7 günlük süre boyunca durduğu,
suç tarihinde oniki-onbeş yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun oluşa uygun olarak işlediği kabul edilen ırza geçme suçunun 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi gereğince zamanaşımı süresi yönünden lehe olup 5237 sayılı TCK'nın 103/2. maddesinde düzenlenen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçuna uyduğu ve öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 66/1-d, 66/2, 67/4. maddelerinde belirtilen 11 yıl 3 aylık asli ve ilave dava zamanaşımı süresine tâbi bulunması karşısında, duran zamanaşımı süresinin eklenmesinden sonra suç tarihi olan 18.08.2001 ile inceleme tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2015/9293, K. 2016/2025, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama